Büyüleyici 3D Baskı Gerçekleri

3D baskı teknolojisi, dünya genelinde birçok sektörde üretimin dinamiklerini değiştirmeyi sürdürürken şirketlerin bu teknolojiyi böylesi bir hızda benimsemelerinin nedenini hiç düşündünüz mü? Bu durum 3D baskı teknolojisinin inovatif dünyasına özgü bir şey olsa gerek. Her ne kadar 3D baskı teknolojisi ve sunduğu olanaklara aşina olsanız da sizler için derlediğimiz büyüleyici 3D baskı gerçekleri yeniden aklınızı başınızdan alabilir. 3D baskı teknolojisini bu denli özel kılan gerçeklerle tanışmaya hazır mısınız?

3D baskı ile kişiselleştirilmiş parçalar

3D Baskı Gerçeklerine Dair Bilmeniz Gerekenler

1. Sektörel Çeşitlilik & Yaygınlık

3D baskı artık sağlıktan perakendeye ve daha fazlasına kadar çok çeşitli sektörlerde yaygın olarak kullanılıyor. Bu kapsamda BCN3D yazıcılar, farklı sektörlerde faaliyet  gösteren kullanıcılar için son derece önemli bir kaynak olduğunu kanıtlamıştır.

3D baskı gerçeklerinin göstergesi olan başarı örnekleri:

Camper | Çeşitli malzemelerle birlikte 3D baskının hızlı yinelenmesi, onu prototipleme için mükemmel bir seçenek haline getiriyor. Bir ayakkabı şirketi olan Camper da hızlı prototipleme noktasında 3D yazıcılara güveniyor. 3D baskı teknolojisiyle yakalayabildiği hızlı ve hassas prototipleme avantajı sayesinde tasarımcılarına yeni tasarımlarını hızlı ve kolay bir şekilde test etmek için ihtiyaç duydukları yaratıcı özgürlüğü sunuyor.

Dr. Gustavo Nari | Model oluşturma sürecinde 3D baskıyı kullanan Gustavo Nari gibi doktorlar, daha doğru ve sofistike biyomedikal modeller geliştirip üretebilme fırsatı yakaladı. Bu da daha iyi bir cerrahi planlama sürecinin kapısını aralıyor. Birçok ameliyat karmaşık ve zorlu olsa da ameliyat öncesi sağlıklı planlama olası komplikasyonları önlemek için hayati önem taşıyor.

CIM UPC | Geleneksel makinelerin yerini giderek 3D yazıcıların aldığı gerçeği tam karşımızda duruyor. CIM UPC şirketi, SLS, MJF ve MS gibi geleneksel yöntemlerden 3D baskıya geçerek projelerinden yalnızca birinde bile 3-8 bin avroya kadar tasarruf sağlayabileceklerini keşfetti. Ekip enjeksiyon kalıplamada kullanılan aynı malzemeleri kullanırken, parça başına daha düşük maliyetle 48 saatten daha kısa sürede parça üretebildi. PA12’den PP kurulumuna geçmek için 2 gün gerektiren SLS makinelerinin aksine, farklı nozül boyutlarına ve malzemelerine sahip yazıcı konfigürasyonları çok daha kısa bir sürede hazır hale geldi.

Epsilon ile 3D baskı

2. Eklemeli İmalat Ürünü Robotlar

3D baskı sadece robotlar için parça oluşturmakla kalmayıp, aynı zamanda bir 3D yazıcı kullanarak bir robotu baştan sona üretebilirsiniz. Örneğin, açık kaynaklı BCN3D Moveo robot kolunu, 3D yazıcılar aracılığıyla düşük bir maliyetle yeniden üretilebilirsiniz. Ek olarak, robotunuzun parçalarını kolayca değiştirebilir ya da özelleştirebilirsiniz. Düşük maliyetle üretilebilen ve kişiselleştirilebilen bu robotik kol modeli birden fazla eğitim amacına hizmet etme amacıyla tasarlandı.

“Erişilebilir çözümlerin odağı haline gelen eklemeli üretim teknolojisi birçok alanda doğru ihtiyaç analizleriyle yeniliklere liderlik etmeyi sürdürüyor. BCN3D Technologies mühendisleri ve Katalonya Parlamentosu ile Katalonya Hükûmetinden oluşan Generalitat de Catalunya eğitim departmanı yeni bir girişime imza atıyor. Bu iş birliğiyle tasarlanan ve geliştirilen açık kaynak 3D baskı robotik kol BCN3D Moveo akıllı ve erişilebilir çözümlerden biri olarak kullanıma sunuluyor.”

3D Baskı Robotik Kol: BCN3D MOVEO adlı içeriğimizden bir kesit

BCN3D robotik kol MOVEO

3. Büyük Baskı Hacmi

BCN3D’nin Epsilon W50’si gibi büyük baskı hacmine sahip 3D yazıcılar, zorlu şartlara dayanıklı bir kurtarma motosikleti oluşturmaya olanak sunabilir. Örneğin, BCN3D Epsilon W50, 420 x 300 x 400 boyutlarına varan ürünleri işleyebilir. ELISAVA’daki ekip, Epsilon W50’yi, bir kurtarma motosikleti için çamurluk gibi büyük nihai ürün parçaları üretmek için kullandı. Bu çalışma doğrultusunda 3D FFF teknolojisi ve çeşitli farklı malzemeler kullanılarak toplam 19 son kullanım parçası oluşturuldu.

Epsilon W50

4. Aynı Anda Biren Fazla Renk ve Malzeme ile Üretim

BCN3D’nin öncülerinden olduğu IDEX teknolojisi, aynı anda birden fazla renk ve malzeme ile baskı yapılmasını mümkün kılıyor. Piyasadaki en iyi ikili ekstrüzyon sistemini sunan IDEX, birden fazla farklı renk ve malzeme kullanarak karmaşık parçaları yazdırmanıza olanak tanır. Üretkenliğinizi hızla ikiye katlamanıza kapı aralayan bu teknolojinin aynı zamanda yansıtma ve çoğaltma yazdırma modları mevcuttur. Hassas ve yüksek kaliteli nozül temizleme sistemi sayesinde etkin bir kullanım sunar.

sıgma | D25

5. Mekanik Özellikle Sahip Malzemeler ile Uyumluluk

3D baskı sürecinde aşırı ısı toleransı ve suda çözünürlük gibi mekanik özelliklere sahip malzemeler kullanılabilir. Masaüstü ve profesyonel 3D yazıcılar arasındaki temel farksa profesyonel modellerde daha geniş malzeme portföyü sunmasıdır. BASF ve Mitsubishi Chemicals tarafından üretilen geniş bir malzeme yelpazesi sunan BCN3D yazıcılar, 120 dereceye kadar çıkabilen güçlü bir ısıtmalı yatağa sahip olduğu için teknik malzemelerle kullanım için mükemmel bir seçenektir.

BVOH gibi çözünür malzemeler suda kolayca çözünebildiğinden karmaşık geometriler oluşturmak için destek olarak kullanılabilir. Ayrıca PAHT CF15 gibi karbon fiber malzemeler olağanüstü mekanik özelliklere sahip olduğundan yüksek sıcaklıklara dayanabilir.

3D Baskı Yeni Fırsatların Kapısını Aralıyor

Robotikten sağlığa, 3D baskı iş yapma şeklimizde devrim yaratıyor. Büyük baskı hacimleri, çeşitli malzeme portföyü ve verimli IDEX teknolojisi, iyi parçaları daha hızlı, daha kolay ve daha düşük maliyetle oluşturmayı mümkün kılıyor. 3D baskı teknolojisi, az önce sizlerle paylaştığımız 3D baskı gerçeklerinin de ortaya koyduğu üzere birçok heyecan verici olasılığa kapı aralıyor.

Kaynak: BCN3D




Biyobaskı: 3D Mikroplar

Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı (LLNL) bilim insanları, kontrollü desenlerde canlı mikropları 3D olarak yazdırmak için yeni bir yöntem geliştirdi. 3D mikroplar üretmek için ışık ve bakteri aşılanmış reçine kullanan yeni bir teknikle ilerleyen araştırma ekibi, yaygın olarak rastlanan mikrobiyal toplulukların ince katmanlarına benzeyen yapay biyofilmleri başarıyla bastı. Ekip, bakterileri ışığa duyarlı biyoreçinelerde askıya aldı. Sonrasında LLNL tarafından geliştirilen Mikrobiyal Biyobaskı (SLAM) 3D yazıcı için Stereolitografik Aparatı kullanarak mikropları 3D yapılarda tutmayı başardı. Bu noktada projeksiyon stereolitografi makinesinin neredeyse bir insan hücresinin çapı kadar ince olan 18 mikron düzeyinde yüksek çözünürlükte baskı yapabildiğini aktarmak isteriz.

3D mikroplar

3D Mikrobiyal Kültürleme

Nano Letters dergisinde çevrim içi olarak yayınlanan makalede araştırmacılar, teknolojinin yapısal olarak tanımlanmış mikrobiyal toplulukları tasarlamak için etkili bir şekilde kullanılabileceğini kanıtladı. Uranyum biyoalgılama ve biyomadencilik uygulamaları için bu tür 3D baskı biyofilmlerin uygulanabilirliğini gösterilmiş oldu. Aynı zamanda geometrinin basılı malzemelerin performansını nasıl etkilediği de test edilerek deneyimlenmiş oldu.

 “3D mikrobiyal kültürleme teknolojisinin sınırlarını zorlamaya çalışıyoruz. Bunun çok az araştırılmış bir alan olduğunu ve öneminin henüz tam olarak anlaşılmadığını düşünüyoruz. Araştırmacıların, geometrik olarak karmaşık, ancak oldukça kontrollü koşullarda mikropların nasıl davrandığını daha iyi araştırmak için kullanabilecekleri araçlar ve teknikler geliştirmek için çalışıyoruz. Mikrobiyal popülasyonların 3D yapısı üzerinde daha fazla kontrole sahip uygulamalı yaklaşımlara erişerek ve bunları geliştirerek, bunların birbirleriyle nasıl etkileşime girdiklerini doğrudan etkileyebileceğiz ve bir biyo-üretim sürecinde sistem performansını iyileştirebileceğiz.”

-Baş araştırmacı ve LLNL biyomühendislerinden William Rick Hynes

Dünden Bugüne Biyofilm Üretimi ve 3D Mikroplar

Lavoratuvarda biyofilm üretmeye yönelik önceki yöntemlerin bilim insanlarına film içindeki mikrobiyal organizasyon üzerinde çok az kontrol sağladığını ve doğal yaşamdaki bakteri topluluklarında görülen karmaşık etkileşimleri tam olarak anlama yeteneğini sınırladığı ifade ediliyor. Mikropları 3D olarak biyo-baskı sürecine dahil edebilme olanağı bakterilerin doğal ortamlarında nasıl çalıştığının daha iyi gözlemlenmesine alan sunabilir.

Biyofilmler, hidrokarbonları iyileştirmek, kritik metalleri geri kazanmak ve çeşitli doğal ve insan yapımı kimyasallar için biyosensör olarak kullanıldıkları endüstride giderek artan bir ilgi görüyor. Bu artan ilgi doğrultusunda LLNL araştırmacıları yayınladıkları en son makalede biyobaskı geometrisinin mikrobiyal fonksiyon üzerindeki etkisini araştırdı.

Bir dizi deneyde, araştırmacılar farklı biyo-baskı modellerinde nadir toprak metallerinin geri kazanımını karşılaştırdı. Bu sayede ekip 3 boyutlu bir ızgarada basılan hücrelerin metal iyonlarını geleneksel toplu hidrojellerden çok daha hızlı emebileceğini göstermiş oldu. Ekip ayrıca canlı uranyum sensörleri bastı ve kontrol baskılarına kıyasla tasarlanmış bakterilerde artan floresan gözlemledi.

Biyobaskı Modelleme

Araştırmacılar gerçekleştirmiş oldukları bir dizi deneyde farklı biyobaskı modellerinde nadir toprak metallerinin geri kazanımını karşılaştırdı. Bu karşılaştırma sonucunda 3 boyutlu bir ızgarada basılan hücrelerin metal iyonlarını geleneksel toplu hidrojellerden çok daha hızlı emebileceği ortaya çıktı.

“Gelişmiş mikrobiyal fonksiyonlara ve toplu taşıma özelliklerine sahip bu etkili biyomalzemelerin geliştirilmesi, birçok biyo-uygulama için önemli etkilere sahiptir. Yeni biyobaskı platformu, optimize edilmiş geometri ile yalnızca sistem performansını ve ölçeklenebilirliğini geliştirmekle kalmıyor. Aynı zamanda hücre canlılığını koruyor ve uzun vadeli depolama sağlıyor.”

-LLNL mikrobiyologlarından Yongqin Jiao

LLNL araştırmacıları, daha iyi baskı ve biyolojik performansa sahip yeni biyoreçineler oluşturmak için çalışmaya devam ediyor. Ekip, mikrobiyal elektrosentez uygulamalarında üretim verimliliğini artırmak için karbon nanotüpler ve hidrojeller gibi iletken malzemeleri değerlendiriyor. Sistem üzerinden besinlerin ve ürünlerin taşınmasını en üst düzeye çıkarmak için biyo-baskı elektrot geometrisinin en iyi nasıl optimize edileceği belirlenmeye çalışılıyor.

“Yapının mikrobiyal davranışı nasıl yönettiğini yeni yeni anlamaya başlıyoruz ve bu teknoloji bu yönde atılmış önemli bir adım.”

-LLNL biyomühendislerinden Monica Moya

Kaynak: Scitechdaily




3D Baskı mı CNC mi?

Ağırlıklı olarak motosiklet parça tasarımı ve üretimine odaklanan profesyonel CNC işleme hizmetleri sunan Artitek, prototipleme sürecini daha verimli hale getirmek ve farklı tasarım varyasyonlarını test etmek için 3D baskı kullanıyor. Artitek CEO’su Chen’e göre, şirket daha önce 3D baskıyı denemişti ancak sonuçlardan memnun kalmamıştı. Ancak, geleneksel CNC üretim sürecinde devam eden gecikmeler yaşanmasıyla birlikte şirket 3D baskıya geri döndü. Bu dönüşünde şirket üretim sürecinde Raise3D‘nin Pro2 çift ekstrüder 3D yazıcısı ile ilerlemeye karar vererek üretime kaldığı yerden devam etti. Sonuç olaraksa Pro2 gibi profesyonel bir 3D yazıcı kullanarak “Artitek stilini” geliştirmeyi başaran şirket ilk ürününü 2021’de başarıyla piyasaya sürdü.

Raise3D Pro2’nin üretim sürecine dahil edilmesiyle birlikte şirketin piyasaya sürülen ilk ürünü
Raise3D Pro2 tarafından prototiplendikten sonra piyasaya sürülen ilk ürün

3D Yazıcılar, Ürün Geliştirmede Verimliliği Artırıyor

3D baskı, CNC endüstrisine girmeden önce tasarımcılar görsel doğrulama araçlarından yoksundu. Trendlerin ve ihtiyaçların eskisinden daha hızlı değişmesiyle birlikte doğrulama araçlarının eksikliği tasarım ve üretim süreçleri arasındaki boşluğu giderek genişletti. Bu boşluk, bir tasarımın sonuçlandırılması için gereken sürenin uzaması yani nihai bir ürün üretmenin daha zor ve daha uzun bir sürece dönüşmesi anlamına geliyor.

Artitek, tasarımcıların potansiyel bir ürünün fiziksel modelini görmelerini ve test etmelerini sağlayan prototipleme sürecinde CNC işlemeyi kullandığında, taslaklar tamamlandıktan sonra CNC makinelerinin her daim meşgul olması sebebiyle hayal kırıklığı yaşıyordu. Makineler test için nihayet hazır olduğundaysa tasarımcılar prototipler için haftalar hatta bazen aylarca beklemek durumunda kalıyordu. Tasarımcının üründe değişiklik yapması gerektiğindeyse bu döngü kendini tekrar ediyordu. Özetleyecek olursak Artitek’in prototipleme aşaması en az iki hafta sürerken şirketin tüm geleneksel CNC üretim süreci 5-6 ay sürüyordu. Tasarım trendlerinin birkaç ay içinde önemli ölçüde değişebildiğini göz önünde bulundurduğumuzsa CNC üretim süreci, Artitek’in belirli bir tasarımla pazara girmek için doğru fırsatı kaçırmasıyla sonuçlanabiliyordu.

Prototipleme aşamasını kısaltmak isteyen Artitek, Raise3D’nin Pro2 çift ekstrüder 3D yazıcısını kullanarak 3D baskıya geri dönme kararı aldı. 3D baskı sayesinde şirket bir tasarımın tamamlanması üzerine birkaç saat içerisinde prototipini görebilir hale geldi. Pro2 gibi profesyonel 3D yazıcıların seri üretimden önce doğrulama araçları olarak kullanılması proje süresinden ve maliyetten tasarruf sağlayarak verimliliği artırıyor. Artitek örneğinde olduğu üzere prototipleme zaman çizelgeleri yarım güne indirilerek maliyet parçaları basmak için kullanılan filamentlerle sınırlandırıldı.

3D baskı prototip
Bir hafta içerisinde üretilen 3D baskı prototipler

Artitek, 3D Yazıcıları Esnek Bir Şekilde Kullanıyor

3D yazıcı kullanan üreticiler, özellikle geleneksel endüstriyel üretim süreçlerine kıyasla daha hızlı ve doğrudan prototip üretebiliyor. Artitek gibi üreticiler de bu sayede tasarım değişikliğinin gerekli olduğu fırsatları kolaylıkla belirletebiliyor.

Örneğin şirket yakın zamanda bir fren kolu tasarladı. 3D baskı ile parçaların birkaç saat içinde üretilip test edilmesi sağlanabildiğinden ilk fren kolu tasarımının boyutsal sapması tespit edebildi. Fren kolunun boyutu bu noktada oldukça önemli bir ayrıntı çünkü kol boyutu çok büyük olduğunda eli küçük olan müşteriler fren kolunu rahatça tutamayabilir. Bir diğer yandan fren kolu boyutu çok küçükse, bu durumda da fren kolu, gücünü kaybedebilir. Her iki senaryoda da sürücüler düzgün fren yapamayacakları için tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir.

3D baskı ambalaj içinde lazer kazıma (altta) için Jig (yukarıda)

ideaMaker ile Güvenilir 3D Baskı

Şirketler müşterilerinin güvenliği için doğru tasarım kararları almalıdır. Artitek de Raise3D Pro2 ile bu husus özelinde farkını ortaya koymayı başarıyor. Şirketin kullandığı 3D yazıcı, mükemmel bir model tasarım şeması oluşturarak dilimleme yazılımı ideaMaker‘a bağlandı. ideaMaker’ın çeşitli işlevleri sayesinde Artitek, yalnızca birkaç parametre ayarıyla optimum mekanik performans sağlayan bir fren kolu tasarlayabildi. 3D yazıcının verimli üretim yapısı sayesinde tüm bu ayarlamalar fiziksel bir model üzerinde hızlı bir şekilde görüntülenebilir ve ihtiyaç duyulduğu noktada iyileştirmeler için hızlıca harekete geçilebilir.

Pro2’yi prototiplemede kullanmanın başarısıyla motive olan Artitek, Pro2 çift ekstrüder 3D yazıcının kullanımını kalıpları ve fikstürleri de üretebilmek için genişletti. Şirket, lazer gravür için bir mastar tasarlayarak 3D baskı mastarlarının ve fikstürlerinin uygun olduğunu keşfetti. Aynı zamanda yüksek kaliteli 3D baskı parçalar üretme fırsatı sunan Raise3D Pro2’yi kullanarak ambalaj malzemesi üretebildi.

Açık Filament Programı (OFP), Artitek’e Daha İyi Seçenekler Sunuyor

Artitek tek tip filament ile baskı yapmak yerine farklı motosiklet parçalarının dayanıklılık ve sertlik gereksinimlerini karşılayabilmek amacıyla farklı malzemeler kullanıyor. Şu andaysa naylon-karbon malzemeyi test etmek için Raise3D’nin Açık Filament Programını (OFP) kullanıyor. Bu programla birlikte Artitek daha fazla malzemenin uyumlu olabilmesi için en iyi 3D baskı filament üreticileriyle iş birliği yapmayı, böylece mükemmel baskı performansını artırmayı ve müşteri ihtiyaçlarını daha iyi karşılamayı amaçlıyor.

Artitek 3D Baskı Teknolojisinin Başarısını Örnekliyor

Tasarım verimliliğini artırmak için Raise3D yazıcıları kullanmaya devam etmeyi planlayan şirket Raise3D’nin Pro2 ile yeni ürünleri hızla üretmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Artitek geleneksel üretim yöntemlerini geliştirmek için 3D yazıcıları kullanmayı seçen üreticilerin piyasaya yeni ürünleri nasıl hızlı bir şekilde sunabileceğinin bir örneğidir.

Artitek ve Kiden iş birliği

Raise3D Pro2 ile üretim süreçlerindeki sıçramaya dair bir örnek daha incelemek isterseniz PHILSA’nın Raise3D Pro2 ile Değişen Üretimi adlı içeriğimize göz atabilirsiniz.

Kaynak: Raise3D




Motosiklet Telefon Tutucu Üretiminde 3D Baskı

Quad Lock güvenli bir şekilde ve yüksek kalitede kayıt almak ve fotoğraf çekmek isteyen sürücüler için motosiklet telefon tutucu aparatları üretiyor.

Motosikletler tarafından üretilen yüksek frekanslı titreşimlerin %90’ından fazlasını azaltır.
Hassas mühendislik ürünü silikon rondelalar titreşimleri emer ve akıllı telefonları korur.

Birden fazla lens, görüntü sabitleme ve gelişmiş yazılımlarda donatılan yeni nesil akıllı cep telefonları fotoğraf ve video kalitesinde profesyonel kameralarla yarışır hâle geldi. İhtiyaçların teknoloji ile şekillendiği ve çeşitlendiği bu ortamda, girişimler ve yeni fikirler açısından zenginlik yaşanıyor diyebiliriz. Telefonların bu görüntü kapasitesini, motosiklet yolculuğu sırasında da verimli şekilde kullanabilmek isteyen kişiler için Quad Lock 3D baskı motosiklet telefon tutucu aparatları geliştiriyor.

Motor kullanırken yüksek titreşim ve sarsıntı nedeniyle düşük fotoğraf ve video kalitesi sorununa ek olarak, bir de telefonun çarpma, düşme vb. durumlarda fiziksel hasardan korunması riski var. Bu sorunlara çözüm olarak, Quad Lock yüksek görsel kalitesini ve cep telefonunu fiziksel olarak koruyan akıllı telefon kılıfları geliştirdi.

The Quad Lock Vibration Dampener titreşimleri emen ve motosikletler tarafından üretilen yüksek frekanslı titreşimlerin %90’ından fazlasını azaltan, yüksek hassasiyetle tasarlanmış silikon rondelalara sahip çift şasili bir süspansiyon sistemi.

Motosiklet Telefon Tutucu Aparatlar için Titreşim Sönümleyici Sistem Tasarımı

Bu sistemin tasarımında ilk adım, motosikletlerin gerçek hayatta ürettiği titreşimleri tekrar tekrar üreten bir yöntem geliştirmek oldu. Bunun için ekip, kullanıcıların sürüş davranışlarını ve modellerini analiz ederek bir test yöntemi geliştirmek için önde gelen titreşim uzmanlarıyla birlikte çalıştı. Son kullanıcılar tarafından kapsamlı bir şekilde test edilmesiyle birlikte, tasarım oldukça hassas performans testlerini başarıyla geçti.

Geri bildirim toplamak ve tasarım denemelerinde hızla değişiklik taleplerini uygulamak için Quad Lock ekibinin, test donanımlarında ve gerçek dünya uygulamalarında kullanılabilecek kadar güçlü fiziksel bileşenler oluşturması gerekiyordu. Bu noktada 3D baskı teknolojisi, özellikle Ultimaker S3, Ultimaker 3 ve Ultimaker 2+, yardıma koştu denebilir.

Ürün geliştirme süreci temelde iki aşamadan oluşuyor: hızlı konsept yineleme ve gerçek ortam testi. 100’den fazla tekrar ile denemesi yapılan üründe, her bir tekrarda boyutsal değişikliklerin etkisi, boşluklar ve malzeme dayanımları gibi test faktörleri incelendi.

Titreşim sönümleyici sistemi telefonu korur.

Geçerlilik Testleri

Bu hızlı ve çevik yöntem sayesinde, ekibin geri bildirim toplaması, bunları uygulaması ve bir sonraki tekrarı mümkün olduğunca ucuz ve hızlı bir şekilde üretmesi sağlandı. Hatta bazen bir gün içinde birden fazla tekrar üretilebildi. Bu tasarımların gücü, titreşim test teçhizatı üzerinde saatlerce yapılan testlere dayanabildi. Bu sayede ekibin moral ve motivasyonunu yüksek tutulurken, üretim iş akışları düzenlenince zamandan ve paradan tasarruf edilmesine yardımcı oldu.

Entegre Üretim

Bugün, Quad Lock’un üretim tesisinden milyonlarca uluslararası müşteriye ürün dağıtılıyor. Eklemeli üretim teknolojisi artık Quad Lock’un tasarım, prototip oluşturma ve üretim süreçlerine tamamen bütünleşmiş halde. Bu da otomobiller, koşucular, hatta evlerin veya ofis binalarının iç duvarları için montaj çözümleri ile ürün yelpazesini genişlettiği için şirkete büyük fayda sağlıyor.

Kaynak: Ultimaker




Küçük Ölçekli İşletmeler için En iyi 3D Yazıcılar

Ofisiniz, laboratuvarınız, stüdyonuz veya atölyeniz için bir 3D yazıcı alacağınız zaman odağınıza almanız gereken en temel kıstas kullanım kolaylığı olmalıdır. Yazıcınızın, işinizin üretkenliğini artırırken bir yandan da pazara ürün sunma hızınıza katkıda bulunması gerekir. Tüm bunları yaparken zamandan ve maliyetten tasarruf ettirmeyi de ihmal etmemelidir. Beklentilerimizi açık bir şekilde ortaya koyduk ancak ihtiyacımız doğrultusunda en doğru alternatifi nasıl seçeceğiz endişesine kapıldıysanız telaşlanmayın. Piyasadaki kullanımı en kolay ve en güvenilir 3D yazıcılar için doğru yerdesiniz. En doğru 3D yazıcıyı bulma arayışında olanlarınız için bir derleme yaptık.

Ultimaker S3/S5/S5 ProBundle

Kapsamlı bir 3D yazıcı çözümü sunan Ultimaker; donanım, yazılım, malzemeler ve 3D Baskı Akademisi’ne erişim içeren 3D baskı paketleriyle birlikte kullanıcılara tüm bunları erişilebilir paketler olarak sunmaktadır. Ultimaker yazıcıları neredeyse her filamentle baskı yapmanıza olanak sağlayan açık bir filament sistemine sahip prototipleme, takımlama ve yedek parçalar için ideal, gerçekten kullanımı kolay çift ekstrüzyon makineleri olarak da tanımlayabiliriz. Şirketin malzeme üreticileriyle olan ortaklıkları, Ultimaker’ın endüstriyel sınıf mühendislik plastikleri de dahil olmak üzere çok çeşitli özel filamentlerden optimum baskılar sunmasını sağlıyor.

Ultimaker 3D yazıcılar ayrıca neme, sıcaklığa ve soğuğa maruz kalma baskıların başarısız olmasına neden olabileceğinden malzemelerinizi en iyi durumda tutma konusunda da yenilikçi çözümlere başvurmayı sürdürüyor. Filament nem kontrolü ve otomatik malzeme işleme özelliklerine sahip S5 ProBundle ile çalışırken filament biterse veya farklı bir malzeme gerektiren yeni bir baskıya geçmeye karar verirsiniz malzeme istasyonu otomatik olarak bir sonraki makaraya geçer.

Ultimaker S5

Formlabs gibi Ulitmaker yazıcılar da ağ kurmak ve ölçeklendirme yapmak için kullanım kolaylığı sağlıyor. Nispeten yeni olan Ultimaker Essentials, şirketlerin merkezi bir ağ ile artırılmış güvenlik ve yazılım güncellemeleri ile kurumsal çapta 3D baskıyı kullanmalarına olanak tanıyor. Aynı zamanda sunduğu e-öğrenme platformlarıyla temel bilgilerden karmaşık konulara kadar birçok alanı kapsayan videolar doğrultusunda sertifika almanızı sağlıyor.

  • S3/S5/S5 Pro teknolojisi: kaynaşmış filament üretimi (FFF)
  • Fiyat: S5 Pro paketi + malzemeler için 10.500€

Raise3D Pro2/Pro2 Plus

Raise3D‘nin Pro2 serisi ince detaylı, yüksek hızlı 3D filament yazıcıları, kaliteli yapısı ve her baskıda güvenilir çıktı kalitesi ile mini fabrikalar olarak düşünülebilir. Tam olarak tak ve çalıştır gibi bir sistem olmasa da çıktısının karmaşıklığı göz önüne alındığında, harika sonuçlar için nispeten kısa bir alışma süreci gerektirir.

Raise3D dayanıklılık, tekrarlanabilirlik ve hacimli üretime güçlü bir şekilde odaklanan yazıcılarını “endüstriyel sınıf” olarak adlandırıyor. Pro2 serisinin geniş formatı hem sanatçılar hem de mühendisler arasında favori bir seçenek olarak adından söz ettiriyor.

Raise3D Pro2

Ağa bağlanabilirliğe sahip bulut tabanlı yazılım sayesinde şirket çapında sorunsuz bir iş akışı oluşturarak farklı departmanlardaki personelin 3D baskı dosyalarını kolayca tasarlamasını ve doğru sonuçlar üretmesine olanak sunar. Aynı zamanda RaiseCloud 3D baskı yönetimi yazılımı bir veya birden fazla 3D yazıcıda tüm baskı üretimini uzaktan izleme fırsatı da sunuyor. Karbon fiberden ahşap dolguya kadar geniş bir malzeme yelpazesi sayesinde Pro2 ile neredeyse her tür baskıyı yüksek standartlarda tamamlayabilirsiniz.

  • Pro2/Pro2 Plus teknolojisi: kaynaşmış filament üretimi (FFF)
  • Fiyat: 4.500 – 6.000€ + artı aksesuar ve malzemeler

Formlabs Form 3/3L

Formlabs yazıcılar masaüstü bilgisayarınızda tek tıkla herhangi bir baskı almak kadar kolay bir kullanım sunar. Yazıcıları, yazılımları, malzemeleri, işlem sonrası aksesuarlarından oluşan ekosistemi her ne kadar pahalı olsa da Formlabs özelinde her detay basitleştirilmiş ve doğrulanmıştır. Son işlem istasyonları ve malzeme kartuşları, yazdırmayı ve temizlemeyi kolaylaştırır.

Form 3 ve 3L, özellikle prototipler için pürüzsüz yüzeyler üretiyor. Diğer yandansa mühendislik sınıfı malzemeler bu yazıcıları nihai parçalar için karmaşık süreçlerin zorluklarına dayanabilen son derece hassas, işlevsel 3D baskılar için uygun bir iş gücü haline getiriyor. Bu yazıcılar, ince detaylardaki başarısı sayesinde kuyumcular ve sanatçılar arasında da oldukça yaygın olarak kullanılıyor.

The Form 3 ve Form 3L

İşletmeler için bir artı olan Formlabs yazılımı, çalışanların yazdırma işlerini sıraya alabilmeleri ve yazıcı etkinliğini her yerden izleyebilmeleri için bir gösterge panosu sunuyor. İster iki, ister 20 adet yazıcınız olsun, yazıcılar, baskı üretimini kolayca ölçeklendirmek için birbirine bağlanabiliyor. Dijital destek ise Formlabs’in bir diğer güçlü yönü desek yanlış olmaz. İnternet sitelerinde bulunan sayesinde takıldığınız noktada bir çözüm yolu bulabilirsiniz.

  • Form 3, Form 3L teknolojisi: Düşük Kuvvetli Stereolitografi (LFS)
  • Fiyat: 3.499€ – 9.999€ + aksesuarlar ve malzemeler

Formlabs, Raise3D, Ultimaker 3D yazıcılar ile daha yakından tanışmak isterseniz 3dörtgen mağazamızda sizleri bekliyor olacağız.

Kaynak: All3DP




NGNY: 3D Baskı ile Üretim Maliyetlerinizi Düşürün

Dahili 3D baskı sistemlerini otomatik makinelerinin nihai parçalarının mühendislik ve üretim süreçlerine entegre eden NGNY bu sayede yılda 40.000 Euro tasarruf ediyor. Peki nasıl?

2005 yılında kurulan NGNY Devices, tekrar eden süreçlerde kullanılmak üzere makine ve otomatik ekipmanlar üreten ve tasarlayan bir şirket. Genellikle otomatik klinik laboratuvarlarda kullanılan, kan ve idrar testi ekipmanları üretiyorlar. Otomatik bu makineler, test tüplerini kategorize etme, açma, çoğaltma, yeniden kullanma, etiketleme ve işaretleme gibi görevleri yerine geitiyor. Saatte 1000 tüpe kadar kategorizasyon kapasitesi bulunan bu makineler, günde 24.000 tüp ile çalışıyor.

Tıbbi ekipman üreten NGNY otomatik makine parçaları için 3D baskıdan yararlanıyor.

NGNY müşteri ihtiyacına göre özelleştirilmiş ve farklı amaçlara yönelik makineler üretiyor. Bu nedenle, sürekli olarak yeni parça ve özellik tasarımı üzerinde çalışan şirket için tasarım, prototipleme ve üretim süreci oldukça kritik öneme sahip. NGNY 3D baskı sistemini iç kaynaklarına dahil ederek, üretilecek her makinede yeni parçaların geliştirme, test ve üretim süreçlerini kontrol altına alabildi.

NGNY 3D baskı süreçleri.

Dahili 3D Baskının Sağladığı Tasarruf Kayda Değer

NGNY ekibi eklemeli üretimi iş süreçlerine dahil etmeden önce, her yeni tasarım adımını tasarladıktan sonra dış tedarikçilere işlemeye gönderiyordu. Oldukça yavaş ve maliyetli olan bu süreç parça başına en az 30 Euro’luk bir maliyet yaratıyordu.

Dışarıda işlenip gelen parçalar test sürecinin ardından değişiklik gerektiriyorsa, yeniden işleme sürecine giriyor ve ek maliyetler ile uzun bekleme süreleri doğuruyordu. Geliştirme sürecindeki revize ve yeniden işleme maliyetlerini göz ardı ederek, ortalama 70 nihai parçanın işlemesi makine başına 2.100 Euro alınıyor ve yılda yaklaşık 50.000 Euro maliyet hesaplanıyordu.

NGNY’nin Proje Yöneticisi Tomeu Ventayol, 3D baskı sayesinde süreçlerinde devrim yaşandığını söylüyor. Tomeu makine başına 50-100 civarında nihai parçayı toplam maliyet 100 Euro’nun altında kalacak şekilde ürettiklerini belirtiyor. Basit bir hesapla, makine başına 2.000 Euro’dan yılda toplam 40.000 Euro’luk tasarruf sağlanıyordu.

NGNY 3D baskı sayesinde ciddi oranda tasarruf sağlıyor.

İşlevsel Validasyonun ardından Nihai Parçaların Üretimi

NGNY’de süreç parça geliştirme ile başlayıp amaca yönelik olarak PLA veya PA malzemeler ile üretim ve ardından test aşamalarıyla devam ediyor. Yinelemeli bir süreçte, tasarımcılar orijinal ölçüler üzerinde ufak değişiklikler yaparak elde edilmek istenen ve gerekli mekanik özellikleri taşıyan parçalar tasarlıyor.

Amaca yönelik özelleştirilmiş makine parçalarının üretiminde 3D baskının rolü çok önemli.

Bu sürecin son adımı, yeni parçaların üretilen makineye dahil edilmesi oluyor. En uygun tasarımı bulduktan sonra, Sigma 3D yazıcılar ile nihai parçaların çoğu üretiliyor. Şirket CEO’su Joan Viladomat’ın belirttiği üzere 3D baskı ile her seferinde mükemmel sonuçlar elde ediyorlar ve bu sürece duyulan güven artıyor

NGNY örneğinde, 3D baskı sistemlerini iş süreçlerine dahil etmenin sağladığı maddi faydayı ve diğer avantajları aktarmaya çalıştık. Siz de maliyetleri düşürmek, uzun bekleme sürelerini ortadan kaldırmak, işleri hızlandırmak ve kontrolü ele almak istiyorsanız işletmeniz için uygun 3D baskı çözümleri hakkında 3Dörtgen‘den bilgi alabilirsiniz. 3D yazıcı filamentleri ve daha birçok konuda bilgi almak için 3Dörtgen Blog‘u ziyaret edebilirsiniz.

Kaynak: BCN3D




Yeniden Kullanılabilir 3D Baskı Kahve Kapsülleri

Giderek yaygınlaşan Nespresso makineleri ve benzerleri dünya çapında kahve severler tarafından rağbet görmeyi sürdürse de çevresel anlamdaki sürdürülebilirlikleri soru işaretlerine sebep oluyor. Kahve makinelerinden kullanılmak üzere üretilen kapsüllerin çevre üzerinde yıkıcı etkilere sahip olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Peki ya 3D baskı kahve kapsülleri ile bir nebze de olsa çözüm olabilir miyiz?

3D baskı kahve kapsülleri: Caps Me Capsulette

Farkındalık yaratma amacıyla yola çıkan iki mühendislik öğrencisi kahve tüketicilerine 3D baskı teknolojisi sayesinde kahve kapsüllerini yeniden kullanmalarını sağlayan anahtar teslim bir kit sunan Caps Me girişimini kurdu. Piyasada bulunan 5 kapsül örneğinden yalnızca birinin geri dönüştürülebilir olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda bu girişim tahmin ettiğimizden de geniş ölçekli bir amaca hizmet ediyor. Caps Me, Capsulette adıyla geliştirilen bu araç sayesinde, çevrenin korunmasının her zamankinden daha önemli olduğu bir çağda kahve severleri tüketim alışkanlıklarını yeniden gözden geçirmeye teşvik etmeyi umuyor.

Caps Me kurucuları Jean de Boisredon ve Hugo Louvet

Kapsüllerin Üretim Süreci

Caps Me’nin kurucuları Jean de Boisredon ve Thibault Louvet, işlevsel bir prototip geliştirdikten sonra artan siparişlere yanıt vermelerini sağlayacak bir ortak bulmak için işe koyuldu. Yerli üretime devam etmek isteyen Caps Me, ARMOR grubunun ana şirketi altında malzeme üreticisi olan Kimya ile iş birliği yapmaya karar verdi.

“Katmanlı üretim, parçaların 3D basımı da dahil olmak üzere yinelemelerle ilerlemeye devam etmemize izin vererek bize büyük esnekliği garanti ediyor.”

– Jean de Boisredon

Etkili Bir Ortaklık

Böyle bir projede yıkıcı teknolojiler başlığı altında öncelikle olarak 3D baskı teknolojisine başvurulması şaşırtmadı desek yeridir. Hem sürdürülebilirlik hem de esneklik kavramlarının bir arada olmasına ihtiyaç duyulduğu durumlarda 3D baskı teknolojisi bizlere kapıları aralıyor. Üretim kapasitesi ve eklemeli üretim teknolojinin sunduğu esneklik sayesinde KİMYA fabrikası ekipleri 2021’in ilk yarısında en az 6.600 kit üretti. Gıda ile temas eden kuru ürün standardı ile uyumluluk sağlamak adına Kimya PETG-S 3D filamenti kullanıldı.

Caps Me etki alanı

Her Daim Daha İyisi Mümkün

Capsulette halihazırdaki sürümüyle dahi oldukça etkili olsa bile, Jean de Boisredon gelecekteki iyileştirmeleri dört gözle beklediklerini belirtiyor.

“3D baskı bize esneklik sağlıyor. Bu da kolaylıkla yeni sürümler oluşturmamıza ve ürünümüzü sürekli olarak iyileştirmemize olanak tanıyor.”

– Jean de Boisredon

3D baskı teknolojisinin sunduğu sürdürülebilir ve esnek alternatifler geleceğimizi her alandan geliştirmeye odaklanıyor. Bir gün Mars’a taşınmayı ve orada tüm üretimlerimizi 3D baskı teknolojisi ile gerçekleştirmeyi öngörüyorsak ayık kalmak için ihtiyaç duyacağımız kahve kapsüllerimiz de 3D baskı olmalı! Sizce de öyle değil mi?

Kaynak: 3D Natives




3D Tarama Sanatla Buluşuyor: Dijital Heykel

3D baskı teknolojisi yalnızca bugünümüze ya da geleceğimize değil geçmişimize de yeni bir soluk katmayı sürdürüyor. Disiplinler arası faaliyetlerde bulunaraksa bu yenilikçi bakış açısına oldukça sağlam bir zemin oluşturuyor. Çocuk yaşlardan itibaren sanat, tarih ve bilimin buluşmasına tutkun olan Konstantinos Fais yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan tarihi figürlere 3D tarama ile yeniden hayat veriyor.

SHINING 3D ile iş birliği yapan 3DHUB’ın 3D tarama heykel çalışması

Konstantinos’un Odak Alanları

Ağırlıklı olarak kurşun kalem, mürekkep ve kuru pastel gibi malzemelerle çalışan Konstantinos, istisnasız tüm eserleriyle Yunanistan’ın dört bir yanında düzenli olarak resim sergileri düzenledi. Antik yazı çalışmalarının yanı sıra vazolar, kabartmalar, büstler, heykeller, madeni paralar, mücevherler ve mezar taşları gibi antik bulgulara da ilham veriyor. Bunlarla yetinmekle kalmayıp 2019 yılında tematik olarak iki yeni sektöre açılmaya karar verdi. Bu sektörlerden biri çoğunlukla tarihteki batık gemilere odaklanan “World Historic Shipping” diğeri ise, Yunan ve dünya Mitolojisi ile ilişkisine yaklaşmak için odaklandığı tarih öncesi dönemdi.

Sanat 3D Tarama Teknolojisiyle Buluşuyor

2020 yazında, yenilikçi sosyal projeler ve yaratıcı sinerjiler için kâr amacı gütmeyen bir platform olan MADE Group, Konstantinos’un Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen STARTS projesinin yaratıcıları grubuna katılmasını istedi. Konstantinos bu projede ekibin vakıflar, mühendisler, sanatçılar ve yerel geliştiricilerle iş birliği içinde paleontolojik yaratıklara yeniden hayat verebilecekleri farklı konseptler geliştirmesine yardımcı oldu.

Tarihten Gelen İlham

Yenilikçi konseptler ararken Mart 2020’de New York Times’ta denk geldiği bir makale dikkatini çekti. Makalede yazana göre Uruguay’da sözde Smilodon Populator’a ait olduğu düşünülen devasa kafatası bulunmuştu. Smilodon Populator isimli bu yaratık çağının en dev avıyla bile beslenebiliyordu, yani besin zincirinin en tepesindeydi. Allometrik denklemler, bu olağanüstü büyüklükteki kafatasının bir zamanlar “Hulk tarafından parçalanmış” 435 kg’lık bir bireye ait olduğunu ortaya çıkardı. Kendisinin Afrika aslanının iki katı büyüklüğünde olduğunu ve kocaman dişlere sahip olduğu tahmin ediliyor.

Smilodon Populator’ın Orijinal Çizimi

Sanatçı bu tarihi figürden o kadar etkilenmiş ki makaleyi bitirir bitirmez hayvanın iskeletinin büyük bir bölümünü yeniden inşa etmeye karar verdi. Bu yüzden kafatasının ötesine boyun, omuz, göğüs kemikleri, pelvis kemiğinin sakrum kısmı gibi parçalar eklemek zorunda kaldı. Tüm bunların yanı sıra vücut yapısının geri kalanının morfolojisini ve karşılık gelen boyutlarını elde etmesi gerekiyordu. Bu noktada da demir bir platform üzerinde kil parçaları kullanarak yaratığın iskeletini kurgulamaya koyuldu.

Konstantinos ve Smilodon Populator heykeli

Geçmişten Bugüne: 3D Tarama ile Dijitalleştirme

Heykel tamamlandıktan sonra değerli ve kırılgan parçalar Yanya’dan Atina’ya nakledildi. Sonrasındaysa SHINING 3D ile ortaklık yapan ve EinScan 3D tarayıcılar satan 3DHUB Yunanistan’ın yüksek teknolojili 3D tarama tesislerine transfer edildi. Bu noktadan sonra EinScan-Pro HD çok işlevli el tipi 3D tarayıcı, Konstantinos’un iskelet heykelinin her bir parçasını dijitalleştirmek üzere harekete geçti.

3D tarama öncesi heykelin tek parçaları

Tüm bu işlemler yaklaşık 3 gün sürdü. Sonuç olaraksa hem ticari uygulamalara hem de eğitim amaçlı kullanıma uygun yüksek çözünürlüklü nesne modelleri elde edildi.

EinScan Pro HD ile heykel parçalarının 3D tarama işlemi
ExScan yazılımındaki heykel başı
ExScan yazılımında heykelin üstten görünümü
ExScan yazılımında heykelin yandan görünüşü
Heykel verilerinin ExScan yazılımında orijinal olarak görüntülenmesi

Ekip, yüksek yakalama hızı ve izleme kapasitesini korurken ayrıntıları yakalama konusundaki olağanüstü yeteneğine dayanarak projeyi tamamlamak için EinScan-Pro HD’yi kullanmayı seçti. Tüm parçaları tek seferde tarama sorunu yaşamadan heykel tarama işlemini başarıyla tamamladı. Tarayıcı, tamamen monte edilmiş heykeli taramakla bile kolaylıkla başa çıktı bu da EinScan-Pro HD’nin bu iş için doğru bir seçenek olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak: SHINING3D




Rehber: 3D Baskı Kalınlık Ayarları

3D baskının uygulama alanlarında yarattığı farkı görebilmek adına zaman zaman geleneksel üretim yöntemleriyle yapılan kıyaslamalar faydalı olabiliyor. Bu nedenle gelin yine bir karşılaştırmayla başlayalım. Geleneksel üretimde parçalar modelin iç ve dış alanları arasında herhangi bir ayrım yapılmadan bir bütün olarak ele alınırken 3D baskı parçaların iç ve dış kısımları teknik olarak birbirinden ayrılır. Bu durum 3D baskı parçaların tamamen farklı şekillerde üretilmesinden kaynaklanır. Bu rehberle birlikte duvarlar ve aynı zamanda üst/alt katmanlar için olanlar da dahil olmak üzere önemli 3D baskı kalınlık ayarları hakkında bilgi edineceğiz. Aynı zamanda bu ayarların nasıl en doğru şekilde kullanılacağına dair detayları gözden geçireceğiz.

Dolgu ve Kabuk Farkı

3D baskının iç kısmı dolgu, dış kısmı ise kabuk olarak adlandırılır. Dolgu, %0 (içi boş) ve %100 (katı) arasındaki herhangi bir yoğunlukta ve çeşitli özel yapılarda basılabilirken; kabuk tamamıyla katı bir halde basılır. Bu noktada kabuk, bir 3D baskının en göze çarpan öğesi olmakla kalmaz, aynı zamanda modelin dayanıklılık gibi mekanik özelliklerini de büyük ölçüde etkiler. Kabuk olarak adlandırdığımız bu kısım baskının duvarlarını, üst ve alt katmanlarını kapsar. Dolguysa, bir baskının yüksekliğini kaplayan dikey dış bölgeleri oluşturur ve aynı zamanda üst ve alt katmanlar da yatay bölgeleri kaplar.

3D baskılar alt katmanlar, üst katmanlar, duvarlar ve dolgudan oluşur

Bu iki bölge birbirinden farklıdır çünkü duvarlar bir baskının yatay çevresini kaplayarak Z ekseni boyunca yukarıya doğru devam eder. Üst ve alt katmanlarsa, duvarların oluşturduğu çevre içindeki tüm yatay alanı kaplar.

Kabuklar ve alt bileşenleri, bir 3D baskının hayati parçaları olarak kodlayabiliriz çünkü daha önce de belirttiğimiz üzere bu kısımlar bir parçanın gücünü ve dayanıklılığını önemli ölçüde etkileyebilir. Bu nedenle, kabuk dilimleyici ayarlarınızın 3D baskı parçanızın amacı ile uyumlu olmasını sağlamak önem taşıyor.

Ana Ayarlar

Duvar çizgisi sayısı, bir modelin dış taraflarını oluşturan çizgi sayısıdır

3D bir modeli 3D olarak yazdırılabilir G koduna dönüştüren neredeyse tüm 3 boyutlu dilimleyici programlarının kabuk ayarları bulunur. Detaylara inmeden önce, bu rehberimizde kullandığımız terminolojinin çoğunun Cura‘ya dayandığını belirtmekte fayda olduğunu düşünüyoruz. Yine de diğer 3D dilimleyicilerde kullanılan terimler elbette açık olmalıdır. Örneğin, Slic3r ve PrusaSlicer‘da kabuklar “Perimeters” olarak adlandırılır.

Bu ayarlar hem baskınızı tamamlamanıza yardımcı olabilir hem de baskının bozulmasına sebep olabilir, çünkü ayarlamada yapacağınız en ufak bir hata baskıda önemli hatalara yol açabilir. Pek çok farklı ayar, kabukların nasıl üretileceğini bir şekilde etkileyebilir ancak bu ayarlardan özellikle birkaç tanesini sizlerle incelemek istiyoruz.

Kalınlık, Çizgi Sayısı ve Katmanlar

Duvarlar ve üst/alt katmanlar için gerekli en önemli ayarın kabuk özelliklerinin kalınlığı olduğunu söyleyebiliriz. Ne yazık ki, genellikle duvar kalınlığı ve üst ve alt katman kalınlığı ayrı ayrı ele alındığından, çoğu zaman kabuk kalınlığı için tek bir dilimleyici ayarı bulunmaz.

Ayrıca, kabuk kalınlığı ayarları genellikle satır sayısı veya genişlik/yükseklik (milimetre cinsinden) olarak ele alınabilir. Kabuk kalınlığı değerlendirmenin bu iki yolu birbiriyle doğrudan ilişkili olduğundan birini ayarlamak diğerini otomatik olarak ayarlamak anlamına geliyor. Böylece hangisinin daha rahat olduğunu düşünüyorsanız onunla çalışabilirsiniz.

Cura’da basitçe “Duvar Kalınlığı” olarak adlandırılan milimetre cinsinden ölçülen duvar genişliği, bir baskıdaki duvar kümesinin genişliğini belirler. Duvar hattı sayısı ayarıysa, nozülün duvarlar için alması gereken istenen geçiş sayısını temsil eder.

Alt katmanlar, dolgu baskısı başlamadan önce yazdırılır

Üst ve alt katmanlar için kalınlık ayarlarıysa oldukça benzerdir. Üst ve alt kalınlık, katmanların yüksekliğini ifade eder, dolayısıyla bunları tek bir ayarda birleştirme veya ayrı ayrı ayarlama seçeneğiniz bulunuyor. Üst ve alt katman ayarları satır sayısını tanımlar. Eğer bu yoldan ilerleyecekseniz, bu katmanların gerçek yüksekliğinin, genel baskının katman yüksekliği için ayarladığınız değere bağlı olacağını unutmayın.

Kabuk kalınlığı veya çizgi sayısı değeri, modelinizin amacına ve yazdırdığınız malzemeye göre değişmelidir. Ne kadar çok duvarınız varsa, baskınız o kadar uzun sürecek; 3D yazıcınız o kadar fazla malzeme tüketecek demektir. Bu da nihai ürünün daha sağlam olması anlamına geliyor.

Öneriler

Kabuk kalınlığı ayarları hakkında gerekli bilgileri edindiğinize göre, dilimleyicinizde duvar kalınlığınızı (veya satır sayısını) ve üst/alt kalınlığınızı (veya katmanları) ayarlamanın zamanı geldi diye düşünüyoruz. Orta derecede güçlü parçaların yazdırılması için 0,8-1,6 mm (3-4 duvar çizgisi) aralığında duvar kalınlığı ve 0,8-1,2 mm (katman yüksekliğine bağlı olarak 4-6 katman) civarında bir üst/alt kalınlık gerekir. Çoğu durumda, dilimleyicinizin varsayılan değerleri bu değerleri yakalamanız için uygun olacaktır.

Yine de kendi özel ayarlarınızı oluşturmak istiyorsanız, bilmeniz gereken birkaç temel kural bulunuyor:

  • Tam boyutlu duvarları basmak için ideal olduğundan, duvar kalınlığı için nozul çapınızın katlarını kullanmanızı öneririz.
  • Benzer şekilde, tam boyutlu katmanlar en iyi sonuçları vereceğinden üst/alt kalınlık için katman yüksekliğinizin katlarını kullanmanızı öneririz.
  • Daha yüksek mukavemetli parçalar istiyorsanız, 2-3 mm duvar kalınlığı ve 1,6-2 mm üst/alt kalınlık gibi daha büyük değerler kullanın.
  • Çok fazla güç gerektirmeyen daha display-oriented modeller için 0,4 mm duvar kalınlığı ve 0,2-0,8 mm üst/alt kalınlıkla ayarlarınızı tamamlayabilirsiniz.

Özel Ayarlar

Hiçbir üst ve alt katman, dolgu tasarımlarını göstermez

Bir dolgu desenini ortaya çıkarmak için sıfır üst/alt katman kullanmak gibi kabuk kalınlıklarını ayarlamanın birkaç özel yolu bulunuyor. Mücevher veya telefon kılıflarının baskısında bu durumu rastlayabilirsiniz.

Daha kalın kabuklar ve çerçeveler veya çubuk benzeri yapılar içeren fonksiyonel parçalar için dolgu bulunmamasıysa bir başka örneği olarak ele alınabilir. Örneğin, telefon tutacağı gibi bir modelde, tüm çapraz boyutlar, dolgu ihtiyacını daha kalın kabukların karşılayabileceği kadar küçüktür.

Bir parçanın nasıl tasarlandığına bağlı olarak, kabuklar eş değer miktarda dolgu malzemesinden daha fazla parça mukavemet ve ek esneklik sağlayabilir.

Diğer Ayarlar

Artık kabuk kalınlığının içini ve dışını enine boyuna konuştuğumuza göre, diğer birkaç önemli ayara göz atmakta fayda var. Şimdi üzerinden geçeceğimiz bu ayarla, görsel ve mekanik kusurları önlemek için modelinizin kabuklarında ince ayar yapmanıza olanak sağlar.

Duvarlar ve dolgu yapısı arasındaki boşlukları düzenleyebilmek için dilimleyicinizin dolgu örtüşme mesafesini ayarlayın

1. Dolgu Örtüşme Yüzdesi

Bu ayar, dolgu çizgileri ve duvarlar arasındaki örtüşmeyi ifade eder. Bu ayar için girdiğiniz değeri dolgu çizgi genişliğinin bir yüzdesi olarak düşünebilirsiniz. Değer ne kadar büyük olursa, duvarlar ve baskının içi arasındaki bağ da bir o kadar sıkı olacaktır.

Cura’da bu ayar için varsayılan değer %30’dur. Modelinizin gücünü artırmak için bu değere %10 ekleyebilirsiniz ya da tam tersi, malzemeyi korumak ve baskı sürenizi hızlandırmak için değeri %10 düşürebilirsiniz.

2. Hız

Bir diğer önemli husus, baskı hızıdır. Özellikle iç duvar, dış duvar ve üst/alt katmanların baskı hızları diye özetleyebiliriz. Bu ayarlar, bir baskının belirtilen öğelerinin ne kadar hızlı basılacağını belirleyerek alttaki alanın baskı kalitesini etkileyebilir. İç duvarın dolguya (en içteki duvar) bitişik duvar olduğunu ve dış duvarınsa görünen en dış duvar olduğunu belirtmek önemlidir.

Hem duvar hızları hem de üst/ alt hızlar için varsayılan Cura değeri 30 mm/s’dir. İç duvar hızını göremeyeceğiniz için iç duvar hızını 30 ila 60 mm/sn’ye yükseltmenizi ve dış duvar hızını 20 ila 45 mm/sn arasında ayarlamanızı öneririz. Üst ve alt katman hızına geldiğimizde ise, onu olduğu gibi bırakmanızı veya taban ve üst yüzeyin güzel görünmesi için yaklaşık 20-25 mm/sn’ye düşürmenizi öneririz.

Bu kadar geniş bir hız aralığı eklememizin ardında yatan sebep malzeme standart hızlarındaki farklılıkları hesaba katmak istememiz oluyor (örneğin ABS, PLA‘dan biraz daha yavaş basılmalıdır). Ancak modelinizin kullanım amacına bağlı olarak bu değeri 30 mm/s’ye kadar ayarlamaktan çekinmeyin.

3. Katman Yüksekliği

Katman yüksekliği ayarı üst ve alt katmanları da etkiler

Katman yüksekliği ayarı, özellikle üst ve alt katman bileşenleri olmak üzere kabuklarınızı ayarlama noktasında oldukça faydalıdır. Her ardışık katmanın bir öncekinden ne kadar yüksek olduğunu kontrol eden bu yükseklik ayarı, aynı zamanda üst ve alt katmanlar için bir dayanak noktasıdır.

Temel olarak, katman yükseklik değeriniz ne kadar büyük olursa, parçanız o kadar güçlü olur, ancak içerdiği ayrıntı da bir o kadar az olur. Çoğu dilimleyicinin varsayılan katman yüksekliği 0,2 mm’dir ve biz de katman yüksekliğinizi bu değerde bırakmanızı öneriyoruz. Eğer modeliniz detaylıysa bu yüksekliği azaltabilir veya daha güçlü bir parçaya ihtiyacınız varsa artırabilirsiniz.

4. Baskı Sırası

Kabuklarla ilgili son temel ayarımız başlıktan anlaşılacağı üzere duvarların baskı sırası oluyor. Bu ayar her katman için önce dış duvarın mı yoksa iç duvarın mı üretileceğini belirler. Ultimaker’a göre, bu ayarın etkinleştirilmesi, X ve Y eksenlerinde geliştirilmiş boyutsal doğrulukla sonuçlansa da çıkıntılar için düşük baskı kalitesinin dezavantajını beraberinde getirir.

Dilimleyicinizde bu ayar bulunuyorsa yalnızca modelinizin herhangi bir çıkıntısı bulunmadığı durumlarda etkinleştirmenizi öneriyoruz. Bunun nedeni, dış duvarın önce basılması durumunda bu kısmın sarkık çıkabilmesiyle ilişkilendirilebilir.

Daha Fazla Ayar

Yukarıda detaylandırdığımız dilimleyici ayarlarına ek olarak, bir baskının duvarlarını etkileyen birkaç araç daha bulunuyor. Duvarlarınızın nasıl üretileceğini temel ayarların ötesinde daha fazla ayarlamanıza olanak tanıyan kullanışlı dilimleyici ayarları ve dilimleme modlarının bir listesini yaptık:

İnce Duvarlar: Bazen modeller, duvar çizgisi genişliğinden daha az olan özellikler içerebilir, bu nedenle dilimleyici bunları yok sayabilir. Bunun nedeni, daha düşük duvar çizgisi genişliği değerine sahip daha küçük çaplı bir nozul kullanmadığınız sürece bir duvar için yeterince büyük olamadıkları için bu ince duvarların basılamamasıdır. Bu özellik, dilimleyicinize ince duvarları tanımasını ve biraz fazla ekstrüde edilmiş bir duvar elde etmek için bir duvar çizgisi ayırması komutunu verir.

Duvar Akışı: Duvar akışı, bir baskının genel ekstrüzyon akışı olarak düşünülebilir. Aynı zamanda ekstrüzyon çarpanı olarak bilinse de yalnızca bir modeldeki duvarlar için geçerlidir. Bu ayarı, aşırı veya eksik ekstrüzyonla mücadele etmek ve ayrıca duvarlar arasındaki bağları kontrol etmek için kullanabilirsiniz.

Vazo Modu: Bazen spiral mod olarak da bilinen vazo modu, tüm dış cephe için yalnızca bir duvar kullanarak bir modeli vazoya dönüştüren özel bir baskı modu olarak tanımlanabilir. Vazo modu ayrıca dilimleyicinize modeli daha yumuşak ve daha doğal Z ekseni hareketleriyle basması komutunu vererek her zamanki gibi göze çarpan Z dikişini ortadan kaldırır.

Vazo modu, yalnızca tek bir duvar üreten bir dilimleme modudur

Bulanık Doku: Son olarak, bulanık doku olarak adlandırılan bu ayar, duvar kalınlığıyla ilgili bir 3D dilimleyici ayarıdır. Bulanık doku ayarını açmak, 3D yazıcınıza dış duvarı üretirken nozulu hafifçe sallamasını emrini iletir. Bu, dış taraflarda bulanık bir doku sağlar.

3D baskı kalınlık ayarları üzerine derlediğimiz bu rehberle birlikte eklemeli imalat sürecinde ihtiyaç duyduğunuz noktalarda sizlere destek olmayı amaçladık. Birbirinden yaratıcı ve yenilikçi baskılarınız için şimdiden heyecan duyduğumuzu paylaşmadan geçemeyeceğiz.

Ayarlarınız kusursuz baskılarınız mükemmel olsun!

Kaynak: All3dp