3D Yazıcı İle Üretilen Kafatası Çinli Bebek İçin Yaşam Kaynağı Oldu

Üç yaşındaki Çinli Han Han’ın kafası normalden dört kat daha büyük. Bu durum küçük kızın kafasını yastıktan kaldırmasına engel oluyor. Peki, böylesine ciddi bir sorunun üstesinden nasıl gelinir? Tabii ki 3D yazıcılar ile…

Hidrosefali hastalığına yakalanan Han Han daha bir yaşındayken annesi tarafından terk edildi. Günlük 100 Yuan’a çalışan babasıysa ona sadece iltihabı önleyici ilaçlar alabiliyordu. Fakat bu ilaçlar hastalığı sadece erteliyordu. Beyninin %85’i sıvı ile dolu olan küçük kızın büyüyünce kör ve sağır olma ihtimali vardı.

Bu hastalığa bir son vermek isteyen doktorlar ise sorunun çözümü üzerine yoğunlaştılar ve çözümü küçük kız için 3D yazıcı ile bir kafatası üretmekte buldular. Fakat kafatasının üretilmesi çok maliyetliydi. Neyse ki çözüm çok geç gelmedi. İnternet üzerinden toplanan bağışlarla ameliyat için gereken 500 bin Yuan toplandı.

Yaklaşık olarak 17 saat süren ameliyat başarıyla tamamlandı. Bununla birlikte Han Han, tıp tarihinde 3D yazıcı ile üretilmiş bir kafatası nakli yapılan ilk kişi olarak kayıtlara geçti. Tamamen iyileşip iyileşmeyeceğiyse hâlâ kesinlik kazanmamış bir durum.

Sonuç olarak bu olay bize, 3D yazıcıların tıbbi ve cerrahi işlemlerin başarılmasında ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu tekrar hatırlattı. Geleceğin tedavi konseptleriyle 3D yazıcılar sayesinde yavaş yavaş tanışıyor gibiyiz sanki…




3D Yazıcı İle Üretilen Protez Ayaklar Bir Horozun Tekrar Yürüyebilmesini Sağlıyor

Üç boyutlu yazıcılar üretim sürecine sağladığı katkıların yanı sıra canlıların yaşam koşullarını iyileştirmesiyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Protez kollar, canlı dokular hatta organlar bile 3D yazıcılar ile üretilebilecekler arasında. Sevimli hayvan dostlarımız da 3D yazıcılara zaman zaman ihtiyaç duyuyor. İşte horoz dostumuz da bu hayvanlardan biri.

Bundan birkaç gün önce 3D yazıcı ile üretilen protez ayaklar horoz dostumuza yaşam kaynağı oldu. Geçenlerde gerçekleşen don olayı nedeniyle ayaklarının ikisini de kaybeden horoz, Calgary Üniversitesi’ndeki çalışmalar sonucunda yeni ayaklarına kavuştu.

 

Calgary Animal ve Bylaw Services tarafından tedaviye götürülen horozun, bulunduğunda geriye sadece bacakları kalmıştı ve bu yüzden yürümesi imkânsızdı. Bu durumu düzeltmek isteyen Dr. Pang ise çözümü 3D yazıcılarda buldu.

Dr. Pang, “Aklıma hemen kendi laboratuarında bir 3D yazıcı bulunduran Dr. Mark Ungrin geldi. Düşündüm ki o, horoz için protez ayaklar tasarlayabilir ve onları bir 3D yazıcıda üretebilirdi.” diye ekliyor.

Üretim sürecindeyse Dr. Ungrin’in gönüllü öğrencisi olan Douglas Kondro büyük rol oynadı. Kondro, ilk olarak bir hindi yakaladı ve hindinin ayaklarını 3D tarayıcı ile tarattı. Tarama sonucu elde edilen 3D modeli bir 3D yazıcıda üretti. Tabii ki, optimum baskıyı yakalayana kadar birkaç defa eski modeller üzerinde revizyona gittiğini de belirtmek lazım. Son olarak ise, üretilen protez ayaklar bir çeşit silikon ile mavi renge boyandı.

 

 

Bize sorarsanız, üç boyutlu baskı teknolojisinin gelişmesiyle birlikte canlılar için protez organ üretiminin önü açık gibi görünüyor. Günlük kullanıcıların sokaktaki bir hayvana protez organ basabileceğini düşünmek, tıbbi bilgiyi yok sayarsak, çok da uçuk bir fikir değil gibi.

Günün sonundaysa horoz dostumuzun bir aile tarafından evlat edinildiğini ve yeni evinde normal bir horoz hayatı yaşadığını hikâyenin sonunu merak edenler için söyleyelim. 🙂

 




Crytek ve Bahçeşehir Üniversitesi İşbirliğiyle Duyurulan “CRYENGINE Academy” Lansmanında 3Dörtgen Olarak Yerimizi Aldık!

 Hepimizin tanıdığı, geliştirdikleri Far Cry ve Crysis isimli oyunlarla dünyayı kasıp kavuran Crytek, 2013 yılının başlarında açılışını yaptığı İstanbul stüdyosuyla Türkiye’ye oyun geliştirmeyi öğretiyor.

 

 

Crytek ve Bahçeşehir Üniversitesi tarafından başlatılan projenin ülkemize büyük bir değer katacağı tahmin ediliyor. CRYENGINE Academy eğitim programı boyunca katılımcılara, sınıfında üst düzey bir oyun motoru olan CRYENGINE hakkında çeşitli eğitimler verilecek. Bunun yanında, CRYENGINE Academy projesiyle birlikte Türkiye’nin oyun geliştirme konusunda bir bilgi merkezi olması hedefleniyor.

3Dörtgen olarak yerinde canlı olarak takip ettiğimiz etkinlikte, CRYENGINE Academy’nin yanı sıra Türkiye’deki durgun oyun sektörünü canlandırmak için bir fırsat olarak gösterilen sanal gerçeklik teknolojisi de etkinlikte işlenen önemli konulardan biriydi. Aslında etkinliğin ana konseptiydi.

 

 

Crytek İstanbul Stüdyosu Genel Müdürü Serhat Bekdemir’in de dediği gibi, “Sanal gerçeklik, geçmişi bundan önceye dayansa da yükselişiyle beraber tüm dünyanın ilgilendiği yeni bir konu. Bu yeni teknolojiyi hep beraber öğreniyoruz. Stanford Üniversitesi’nde okuyanların sahip olduğu bilgi neyse, şu anda aynı bilgiye siz de sahipsiniz. Dünyayı değiştirmek istiyorsanız bu sizin için büyük bir fırsat.”

 

 

Türkiye’deki ilk Sanal Gerçeklik buluşması olma unvanına sahip etkinlik boyunca, Crytek’in VR için özel olarak geliştirmiş olduğu Back to Dinosour Island isimli demosundan çeşitli VR gözlüklerine kadar sanal gerçeklik teknolojisini test etme ayrıcalığını yakaladık.

 

 

Ayrıca Frank Vitz’e yöneltilen, “Bundan önceki Crytek yapımlarını veya Crysis 4’ü VR ile uyumlu bir şekilde görecek miyiz?” sorusuna ne yazık ki net bir cevap verilmedi. Sami Hamid’in sanal gerçeklik hakkındaki konuşmasıyla başlayan lansman Redi Gökaj’ın konuşmasıyla sona erdi.

Tüm bunlar için Crytek ve Bahçeşehir Üniversitesi’ne çok teşekkürler ki ülkemize yapılacak olan böyle değerli bir yatırım için ilk adımı attılar.

Aşağıda, etkinlikte çekilmiş bir videoya ulaşabilirsiniz:

Yazar: Çağan Kuyucu

 




Water Marbling Tekniği ile 3D Baskılarınıza Renk Katın

Üç boyutlu baskı teknolojisiyle iç içseyseniz baskılarınızı tek renk olarak almak canınızı sıkmış olabilir. Merak etmeyin, bu yeni teknikle birlikte ebruli sanatını kullanarak kendi duygularınızı nesnenize aktarmakta özgürsünüz. Tek yapmanız gerekense aşağıdaki yönergeleri dikkatlice takip etmek.  

 

 

Kullanılan Araçlar

  • 15-20 litre derinliğinde bir kova. – Not: Seçeceğiniz kovaya boya bulaşacağı için kovayı seçerken bu durumu göz önüne almanızı tavsiye ederiz. Ayrıca kova, aynı işlem için tekrar kullanılabilir.
  • Sprey boya, akrilik değil. – Not: birbirinden farklı en az iki renk sprey boya kullanılmalı.
  • Misina
  • Su
  • Plastik eldivenler (Steril eldiven, kesinlikle kullanılmalı)

 

Adım Adım…

Not: Tüm adımları fazladan birkaç kere daha okumanızı tavsiye ederiz çünkü bazı adımlarda zamanlama çok önemli.

  1. Öncelikle water marbling tekniği uygulamak istediğiniz nesneyi seçin. Nesneyi seçerken, nesnenin kendi renginin teknikte kullanılan çeşitli boyaların renklerini farklı gösterebileceğini unutmayın. Şöyle ki, hammaddesi siyah filament olan bir nesneye uygulanan boya, hammaddesi beyaz filament olan bir nesneye uygulanan boyadan daha zayıf gözükebilir. Bu yüzden water marbling tekniği sarı veya beyaz gibi açık renkli nesnelere uygulandığında çok daha iyi sonuç verir. Ayrıca bu adımda nesnenin herhangi bir yerine, bir ipin geçebileceği genişlikte bir delik açılması sonraki adımlar için iyi bir fikir olabilir.
  2. Objenizi kovadaki suyun içine batırmak için objenizde daha önce açtığınız küçük deliğe bir misina bağlayın.
  3. Önceden hazırladığınız kovayı, nesnenizin sadece tamamıyla içine batmasına yetecek kadar suyla doldurun.
  4. Elinizde bulunan 2 farklı renk sprey boyasından ilkini, kovanın içine doldurduğunuz suyun tam ortasına gelecek şekilde 3 saniye boyunca sıkın, püskürtün. Uyguladığınız işlem sonunda su yüzeyinde bir boya birikintisi görüyor olacaksınız.
  5. Bu adımda 2. sprey boyasını da aynı şekilde, kovaya doldurduğunuz suyun tam ortasına gelecek şekilde 3 saniye boyunca sıkın. İşlem bittiğinde ilk sıktığınız sprey ikincisini çevreliyor olmalı.
  6. Adım 4 ve 5’i, 5 ila 8 defa tekrarlayın. Bu işlem su yüzeyinde halkalar oluşturacaktır.
  7. Su yüzeyinde biriken boyayı şekillendirmek ve bir ebruliye dönüştürmek için bir kalem yardımıyla yavaşça karıştırın. Karıştırma sonucunda, boyaların istediğiniz şekli aldığını düşünüyorsanız işlem tamamdır. Bu işlemi yapabildiğiniz kadar hızlı yapın çünkü boyalar kurumaya başlayacaktır. 
  8. Yüzeyde oluşan tasarımı sevdiğinize göre şimdi nesnenizi suya daldırma zamanı. Nesneyi yavaşça boyanın için batırın. Tamamen battığından emin olun. Nesneniz şekline bağlı olarak suda yüzebilir, eğer yüzüyorsa steril eldivenle onu suyun altına ittirin.
  9. Nesneyi yaklaşık 1 dakika boyunca suyun altında tutun. Bu süre nesnenin suyun altında kurumasını sağlayacaktır.
  10. Nesne hala suyun altındayken, birkaç adet kağıt havlu kullanarak suyun yüzeyinde toplanan boya birikintilerini temizleyin. Nesneye temas etmemeye dikkat edin. Tabii ki bu aşamada steril eldivenlerinizi takmayı unutmayın.
  11. Boya birikintilerinin tamamına yakını temizlendiğine göre, şimdi nesnemizi sudan çıkarma zamanı. Nesne şu an tamamen kurumadı, bu yüzden onunla herhangi bir şekilde temastan kaçının.
  12. Nesneyi yaklaşık bir dakika boyunca havada tutun daha sonra güvenli bir yerde 30 dakika kurumaya bırakın

    İşte her şey hazır, suda tasarlanan ebruli sanatının izlerini nesnenizde görebilirsiniz. Tekniği öğrendiğinize göre daha yaratıcı işler yapmaya koyulabilirsiniz.

    Ayrıca bu tekniği kullanarak boyadığınız nesnelerin fotoğraflarını yorumlar kısmında görmekten mutluluk duyarız. 🙂

    Yazar: Çağan Kuyucu (Kaynak: Digital Harbour Foundation)

 




Kendi Bisikletinizi Yaratın: colorFabb’den 3D Yazıcı ile Üretilmiş Yarış Bisikleti

Üçüncü sanayi devriminin kapımıza dayanmasıyla birlikte toplu üretim yerini kişisel üretime bırakıyor.

Kişisel üretim deyince kulağa hoş gelen bir proje de ünlü filament üreticisi colorFabb’de çalışan Stephan Schürmann tarafından geçenlerde başlatıldı.

 

Bu projeyle birlikte son kullanıcıların, evlerinde -gerçek yaşam koşullarında test edilmiş- bir bisiklet üretebilmesini amaçlayan Schürmann, tüm 3D modelleri ve üretim aşamasını internet sitesinde paylaştı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Üretim sürecindeyse daha güçlü ve sağlam içeriğiyle şirketin özel olarak geliştirdiği XT-CF20 isimli filament kullanıldı.

 

 

Bununla birlikte proje, bireylerin kendi fiziksel özelliklerine göre bisiklet üretmesinin de önünü açmış oluyor. Şöyle ki indirdiğiniz 3D modelleri istediğiniz gibi özelleştirebiliyor hatta kendi boyunuza ve kilonuza göre yeniden tasarlayabiliyorsunuz.

Sonuç olarak gerçekten çalışan ve sağlam bir bisiklete sahip oluyorsunuz. Kurulum aşaması şu anda her kullanıcının gerçekleştirebileceği bir seviyede olmasa da, kuşkusuz gelecekte bizi neler beklediğinin küçük bir habercisi.

Ayrıca bisiklete ait bir videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz:

 

Yazar: Çağan Kuyucu




Hazır Olun: Dünyada İlk Kez Bir Telefon Lansmanı Sanal Gerçeklik Teknolojisi Kullanılarak Düzenlenecek

Sanal gerçeklik teknolojisinin keşfedilmesiyle beraber uygulama alanları da insanların yaratıcılıklarıyla paralel olarak artmaya başladı. Sanal gerçeklik kullanılan bilgisayar oyunlarının çıkmasıyla birlikte kendimizi oyunun fantastik mekânlarında hissedebileceğimiz gibi, daha önce hiç görmediğimiz bir şehrin sokaklarında gezinme şansına sahip oluyoruz. Fakat neden bir ürünün lansmanını sanal gerçeklik teknolojisinden yararlanarak düzenlemiyoruz? İşte tam burada akıllı telefon üreticisi OnePlus olaya dâhil oluyor.

Şirket bundan birkaç gün önce dünyada ilk defa sanal gerçeklik teknolojisinden yararlanılarak düzenlenecek olan bir telefon lansmanı duyurusunu yaptı. Böyle bir etkinliğin düzenlenecek olmasındaki ana fikir ise şirket tarafından şu şekilde açıklanıyor: “Bizim sektörümüzde lansmanlar aynı olma eğilimindedir. Bir konferans salonu, bir not defteri ve koltuğa bağlı seyirci; biz aramızdaki sıradan bariyerleri istemedik. Biz seni dünyaya davet etmek istedik, çünkü sen onun bir parçasısın.”

 

Bizi sevindiren haber ise OnePlus tarafından Temmuz’un 27’sinden itibaren başlayarak düzenlenecek olan etkinliğe dünyanın dört bir yanından herkesin katılabilecek olması. Ayrıca şirketin başlattığı bir de yarışma var. Yarışmada, kullanıcılar kendi OnePlus hikâyeleri hakkında videolar oluşturacak ve kendi akıllı telefonlarında en güzel kareyi yakalamaya çalışacak. Yarışmanın kazananıysa tüm OnePlus 2 lansmanını sanal gerçeklik teknolojisinden yararlanarak OnePlus ile birlikte sunma fırsatına kavuşacak.

Şirket, OnePlus 2 isimli amiral gemisi modelini tanıtırken bu ayrıcalığa dâhil olmak için tek yapmanız gereken şey ise bir sanal gerçeklik gözlüğü almak. Endişelenmeyin, şirket bunu da düşünmüş ve lansmana olabildiğince çok kişinin katılımını sağlamak için kartondan sanal gerçeklik gözlükleri üretmiş. Gözlükler şu an satışa sunulmasa da birkaç gün sonra sadece kargo ücreti ödeyerek sahip olunabileceği belirtiliyor. Temmuz’un 27’sinde oradayım diyorsanız, gelişmeleri takip etmek için sizi buraya alalım.

Yazar: Çağan Kuyucu




3. Sanayi Devrimi 3BHUB ile Artık Sakarya’da

Şu günlerde hızla artan yerel 3D baskı merkezlerine bir yenisi daha eklendi; 3BHUB

Gelecek bilimciler, sıcacık evimizde uzanırken “Yazdır” butonuna basarak en yakın yerel baskı merkezinden istediğimiz ürünü hazır olarak alabileceğimiz gelecek senaryoları üzerinde tartışıyor. Söylemekten mutluluk duyarız ki ülkemiz de 3D baskı teknolojisini yakından takip ediyor. Şöyle ki, bir grup 3D yazıcı meraklısı hobilerini gerçeğe dönüştürüp 3BHUB isminde bir şirket kurarak kendilerini 3D HUBS yazıcı ağının bir parçası haline getirdi. (Basitçe 3D HUBS kavramını tanımlarsak “18,528 yerel baskı merkezini kişilere bağlayan bir ekosistem” diyerek işin içinden çıkabiliriz.)                       

Geçen yıl Aralık 2014’te Sakarya’da kurulan 3BHub Doğu Marmara’nın tek 3D HUBS temsilcisi olma unvanınI elinde taşıyor. Kurulmasındaki asıl amacın bölge halkına 3D baskı teknolojisini tanıtmak olduğunu belirten 3BHUB, hali hazırda 3D baskı, tarama ve tasarım hizmeti de veriyor.

Bunun yanında 3BHub’ın sadece kâr amacı gözetmediğini aynı zamanda teknolojiyi her yaştan meraklılar ile buluşturmayı amaçladığını ve bu yüzden de makercafe ve hackerspace denen iki kavramı şirkete dâhil ederek hayalleri olan ve bunları hayata geçirmek isteyen kişilere PumpkinLabs Atölye ismi altında hizmet verdiklerini de eklemekte fayda var.

Eğer siz de 3D baskı teknolojisine meraklıysanız, sıcacık bir maker kahvesi içmek istiyorsanız -hatta ve hatta sadece içeride neler olup bittiğine bakmak istiyorsanız bile- 3BHUB’ın Sakarya’daki ofisini ziyaret etmenizi kesinlikle önerebiliriz.

3BHUB’ın sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Yazar: Çağan Kuyucu




PepsiCo Yeni Cipslerini 3D Yazıcılarda Üretiyor

Üç boyutlu yazıcılar gerek üretim sürecini hızlandırması gerekse hızlı prototipleme sayesinde şirketleri büyük kayıplardan kurtarması hatta ve hatta şirketlerin, vizyonları gereği tüketicilerine sunmak istediği karmaşık tasarımları üretebilmesi nedeniyle -geleneksel üretimin aksine- büyük ölçekli şirketlerin kıskacı altında.

Daha önceki yazılarımızda da haberini yaptığımız gibi giyim, yiyecek, otomotiv ve daha birçok alanda bu teknolojiden çeşitli şekillerde faydalanılıyor. Peki, etkisi tüm sektörlere yayılmış olan böyle büyük bir teknolojinin Amerika’daki artan obezite ve kalp rahatsızlıklarına bir çözümü olabilir miydi? Tabii ki olabilirdi. Şöyle ki aşırı şekerli meşrubatlar ve kızartılmış atıştırmalıklar da dâhil olmak üzere ürünleri yetkili sağlık kurumları tarafından insan sağlığı açısından zararlı olduğu tespit edilen PepsiCo, üretim sürecine 3D yazıcıları dâhil ederek bu soruna bir çözüm buldu. Şirketin Deep Ridged adını verdiği 3D yazıcı ile üretilmiş patates cipslerinin, insan sağlığı açısından daha faydalı olduğu belirtiliyor. Bunun yanında 3D yazıcılar, cipslerin tasarımında da etkili olmuş. Cipsler eskisine göre iki kat daha derin tırtıklı üretilmiş.

PepsiCo’nun bu hareketi gelirlerde %4’lük bir artış sağladı ayrıca yakın gelecekte yiyeceklerin nasıl üretileceği konusunda da büyük ilgi topladı.

Üretim sürecindeyse şirketin Deep Ridged olarak adlandırdığı bu cipsler, ilk önce daha tırtıklı olacak bir şekilde 3D olarak modellendi. Ardından sıradan bir nesnede olduğu gibi bir 3D yazıcı ile üretildi. Ayrıca ürüne buradan ulaşabilirsiniz. 

Üzücü haber ise bu cipsleri şu an için yiyemeyecek olmamız. Çünkü PepsiCo cipsleri pazara sunmadığını belirtti. İlerleyen günlerde daha birçok şirketin üretim sürecine 3D yazıcıları dâhil ettiğini göreceğimiz kesin. Siz de kendi şirketinizde bir tür toplu üretim sürecini yönetiyorsanız 3D yazıcıların sürecinize katacağı faydaları gözden geçirmeniz iyi bir seçenek olabilir. Kim bilir belki bir gün yazımızın konusu siz olabilirsiniz 🙂

Ürünün web sayfası : buradan ulaşabilirsiniz.

Yazar: Çağan Kuyucu




Kedi Dostumuz Benji 3D Yazıcı ile Basılmış Tekerlekli Sandalye Sayesinde Tekrar Koşabiliyor

Üç boyutlu yazıcılar hayatımıza girdiğinden beri uygulama alanları da günden güne artmakta. Profesyonel anlamda canlı insan dokuları, arabalar hatta gerçek bir insan yüzü dahi 3D yazıcılar ile üretilebilecekler arasında. Bu teknolojinin sağladıkları kişisel 3D yazıcı kullanıcıları tarafından da takip ediliyor. Amatör kullanıcılar kendi 3D yazıcılarında veya yerel baskı merkezlerinde istedikleri nesneyi elde edebiliyorlar. Az önce tanık olduğum konuşmada çocuğun, “anne bunu 3D yazıcıda üretebilir miyiz?” sorusuna annesinin “hayal et, çiz ve üret” şeklindeki cevabı sanırım 3D baskı teknolojisinin sınırlarını açıkça ortaya koyuyor. Bunun yanında kullanıcılar zaman zaman dört ayaklı dostlarımızın yaşam koşullarını iyileştirecek nesneleri de 3D yazıcılar sayesinde hayata geçiriyorlar.

 

Bunlardan biri de geçtiğimiz günlerde, 3D tarayıcılar ile çeşitli ürünlerin özelleştirilmesi amacıyla teknolojiler geliştiren bir startup’ın sahibi olan Tamir Lousky tarafından gerçekleştirildi. Şöyle ki, Lousky bundan yedi ay önce aniden bilinmeyen bir nedenle felce yakalanmış Benji isminde bir kedi ile karşılaştı. Benji tamamiyle hareketsiz olmamakla birlikte, kendini ön bacaklarıyla sürükleyebiliyordu. Hatta Lousky’nin dediğine göre “akşam yemeği vakti geldiğinde koşar adım hareket edebiliyordu”. Ancak Lousky bu durumdan pek hoşnut olmasa gerek ki 3D baskıdan yararlanarak bu soruna bir çözüm bulmuş.

 

Çözüm basit, Benji için 3D yazıcı ile üretilmiş bir tekerlekli sandalye. Bu sayede Benji sağlam olan ön bacaklarıyla kendini hareket ettirerek tekerleği döndürecek. Ve sonuç, tekrar koşabilen bir Benji. Lousky üretim sürecindeyse modelleme yazılımı olarak Blender kullanmış ve tekerlekli sandalye için 1cm ve 3cm’lik alüminyum barlar ile birleştirilebilen 3D parçalar modellemeye başlamış. Üretimde kullanılan üç çeşit 3D yazıcı ile basılmış parça var. Bu parçalar alüminyum barları birbirine bağlamak ve sağlam bir iskelet oluşturmak için kullanılmış. Şunu da belirtmek gerekir ki tüm parçalar Lousky’nin kendi yaptığı Prusa i3 Hephestos 3D yazıcısı ile üretildi. Üretim sürecinde ABS plastik kullanıldı ve her bir parçanın üretimi yaklaşık 1-5 saat aldı.

Benji ise yeni yaşam tarzına yavaş yavaş adapte oluyor. Ayrıca Lousky insanların kendi engelli evcil hayvanları için de bu yararlı parçaları üretmesi amacıyla parçaların 3D dijital modellerini ücretsiz olarak paylaştı. Doğrusu Lousky, bu muhteşem tekerlekli sandalyeye kavuşmak için sırada bekleyen bir kedi ve iki köpeğe bakıcılık yapıyor.

Umarız gelecekte her veteriner hazırda bir 3D yazıcı bulundurur. Üç boyutlu baskı teknolojisine teşekkürler canlılara yaşam kaynağı olduğu için…

Benji’nin tekerlekli sandalyesiyle ilk randevusuna aşağıdaki videodan ulaşabilirsiniz.

Yazar: Çağan Kuyucu