İngiliz Mucitten Gerçek Iron Man Kostümü

İngiltereli mucit, uzun zamandır hayalini kurduğunuz kostümü, Iron-Man kostümünü icat etti. İki elinize giyeceğiniz 6 entegre mikro jet motoruyla uçmanızı sağlayan kıyafet, ilkel bir görünüme ve çalışma prensibine sahip. Nitekim, şu an için kısmen alçaktan uçabiliyor.

 

 

Projenin mucidi Richard Browning, bu projeye yıllar önceden gönül vermiş. Öncelikle işe insanları uçurmanın bir yolunu aramakla başlamış. Birkaç üniversitenin aynı konu üzerinde büyük ilerleme kaydettiğini fark edince de kendi yolunu çizmeye karar vermiş. 

Bunun üzerine Gravity isimli bir şirket kurarak ürettiği Daedulus adlı kıyafeti daha geniş kitlelerle buluşturmak için yola çıkan Richard, önümüzdeki zamanlarda insanların bu kıyafeti giyerek saatte birkaç yüz kilometre yol katedebileceklerini öne sürüyor. Richard projesinden bu kadar umutlu olmasına karşın, yüksek hızlara çıkmak için test yapılabilecek kadar geniş bir alan bulamadığını söylüyor.

 

 

Kıyafeti kullanmak için ise zihninizi ve kaslarınızı kullanarak denge kurmak zorundasınız. Yani uçuş eğitimi veren bir öğretici veya kitapçık yok. Kendisi de benzin ticareti yapan Richard, bu ürünü ticari hale getirmek istiyorsa kullanıcı güvenliğini garantilemeli. Havadayken yakıtınızın tükendiğini veya dengenizin kaybolduğunu düşünün.

Tüm bunlara rağmen ürüne karşı bir talep var. Tanesi tam 250 BİN DOLARDAN satışa sunulan bu kıyafeti almak için birkaç kişi sırada bekliyor. İlerleyen dönemlerde kıyafet, bilgisayar tabanlı bir uçuş asistanıyla donatılabilir. Richard’ın bu ‘ilkel’ uçuş kostümünü neye dönüştüreceğini merak ediyoruz…  

 

Yazar: Çağan Kuyucu

Kaynak: www.cnet.com | ilgili içeriğe git




24 Saatte 3B Baskı Ev

Rusya’da bir firma, 3B yazıcı kullanarak sadece 24 saatte ev üretti.

Apis Cor adlı şirket, özel olarak tasarladığı 3B yazıcıyı kullanarak ev inşa ediyor. 10 santimetreye kadar pürüzlü arazilerde sorunsuz olarak çalışabilen yazıcı sayesinde çok büyük bir zaman tasarrufu sağlanırken, %40a kadar da maliyet tasarrufu sağlanıyor.

 

 

Apis Cor’un sitesindeki makalelerden kısa bir özet çıkarırsak:

10 yıldır mevcut olan ancak uzmanları dışında pek fazla kişi tarafından bilinmeyen bu teknolojiyi kullanan şirket, bu sayede; zaman, maliyet ve insan gücünden tasarrufa gidiyor. 10 cmden fazla pürüz olmayan bir alana kurulan 3D printer, kendi kalibrasyonunu yaparken pürüzleri de dolduruyor. Yazıcının kurulduğu alanda mobil bir su tankı veya su kaynağı ve güç kaynağı gerekiyor. Önce kalıp olarak dış sınırları çizen yazıcı,  kalıbın içi çimento ile doldurulduktan sonrasında üste doğru duvarları oluşturmaya başlar. Duvarların iç kısmında tesisat için özel boşlukları bırakan yazıcı, kapı/pencere gibi çerçeveleri de boş bırakarak baskıyı bitirir.

Ev baskısı tamamlandıktan sonra, bir vinç yardımıyla yazıcı evin ortasından çıkarılır ve daha sonra tesisat/kapı/pencere/çatı gibi detaylar insan gücü de kullanılarak halledilir.

Eğer eviniz, 3B yazıcının uzanamayacağı kadar büyükse birden fazla yazıcının koordineli çalışması da mümkün.

Apis Cor’u diğerlerinden ayıran özelliklerden bir tanesi ise, mevcut 3D Printed evlerin hepsi stüdyoda yapılıp evin arazisinde birleştirilirken Apis Cor evlerin tamamen arazide ve tek seferde basılıyor olması.

38 metrekarelik bu ev 10.134 dolara mâl oldu

 

 

Göz atmak isterseniz, İngilizce bir alternatif: 3ders.org

 

Yazar: Hasan Hüseyin Kesen

 

 

 




3B Şirketi Cazza, Dubai’de Gökdelen Basmayı Planlıyor

Dubai hükümetiyle imzaladığı kontratlar sonucunda, şehirde bir 3B gökdelen basmasına karar verilen şirket Cazza, bunu “vinçli baskı tekniği” diyebileceğimiz bir teknikle başarmayı planlıyor. Aslen, 2030’a kadar binalarının %25’inin 3B baskı ile üretilebileceğini söyleyen Dubai hükümeti için bu pek de sıradışı bir gelişme değil.

Ayrıca, Dubai’nin 3B yazıcı teknolojisinin inşaat sektöründe kullanımına en yaygın rastlandığı ülkelerden biri olduğunu da söylemek gerekir. Daha önce de haberlerimizde kendisinden bahsettiğimiz genç girişimci Chris Kelsey’in bir ürünü olan Cazza technologies, bu anlamda büyük bir umut vaat ediyor. 

Vinçli baskı tekniğinin detaylarına inmeyen Chris, tekniğin metal ve beton yığınlarının 3B baskı metoduyla üretilmesinden başka bir şey olmadığını açıklıyor. Ancak bunun dışındaki parçaların da geleneksel yöntemlerle üretileceğini ekliyor.

 

 

Chris, mimari açıdan karmaşık yapılar üretebilmenin yanında bunu daha önceden görülmemiş bir hızda yapacaklarını iddia ediyor. İlerleyen zamanlarda bu teknolojinin nereye gideceğini hep birlikte göreceğiz.

 

Yazar: Çağan Kuyucu

Kaynak: 3ders.com | ilgili içeriğe git




Filamentlerinizi Geri Dönüştürün: ProtoCycler

Evimize, iş yerimize 3B yazıcı alıyoruz, birkaç kilo da filament alıyoruz ama yetiyor mu? Özellikle acemiyseniz filamentleri boşa harcama ihtimaliniz var. Tasarım hatalarınız veya baskı hatalarınız olacaktır.

ReDeTec, 2014 yılında Indiegogo’da başlattığı kampanyayı 2015 yılında %146 fonlama ile bitirmiş ve bizi bekleyişe itmişti. Şimdi o ilgi çekici ürün neredeyse teslimata hazır.

Sürekli yeni 3B yazıcı haberi girdiğimiz şu günlerde, bu kadar 3B yazıcı varken ihtiyacımız olan en önemli şey: Filament. Sürekli filamente para vermek istemiyorsanız veya sipariş edip beklemek zor geliyorsa, sizin için çare: ProtoCycler (Bu alanda ilk veya tek değil ama fiyat/performans ürünü olduğu iddia edilebilir)

900 $ fiyatıyla sipariş verebildiğiniz ve birkaç ay içinde evinizde olması muhtemel olan bu filament geri dönüştürücü şu an sadece PLA ve ABS ile çalışabiliyor. Henüz, pet şişe gibi dış malzemelerle uyum vaat edemeyen ProtoCycler, beğenmediğiniz-sorunlu baskılarınızı geri dönüştürebiliyor. İstediğiniz her rengi elde edebildiğiniz gibi, cihaz geri dönüştürme sonucunda filamenti ruloya sarıp hazır ediyor.

1 kilogram için tahmin edilen süre, filamentin cinsine göre değişkenlik gösterecektir, 2 ila 5 saat arası.

Nozzle değiştirmeden 3,5 mm’e kadar her çapta filament elde edebildiğiniz ProtoCycler’de öğütücü elle çalıştırılıyormuş. Belki de bu sorunu MixFlow hariç tamamen açık kaynaklı bir sistem olması sayesinde siz kendiniz bir motor monte ederek halledebilirsiniz.

 

2017’nin ilk çeyreğinde teslimata başlayacaklarını söyleyen üretici şirket henüz kesin bir tarih vermese de bu haber acemilerden, hobicilere, makerlerden ve işletmelere kadar 3B yazıcısı olan herkesi sevindirecek gibi duruyor.

Derken, kötü bir haber vereyim. İlerde değişir mi veya kendiniz farklı bir yöntem bulabilir misiniz bilmem ama şu an ürünün kargo bedeli Türkiye’ye tam 250$. Ürünle birlikte 1150$ gözden çıkarmanız gerekebilir. Yani aslında acemiler veya hobiciler için o kadar da iyi bir haber olmayabilir.   

 

Kaynak: 3ders.org | İlgili içeriğe git

 

Yazar: Hasan Hüseyin Kesen




European Maker Week 2017

Maker hareketi tüm dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. Üretimin gücünün farkında olan kişiler, kurumlar, eğitmenler, markalar ve bunun gibi disiplinler maker topluluğunun dikkatini çeken etkinlikler düzenliyor.

Tüm bu farkındalığı daha da arttırmak adına düzenlenen “European Maker Week”  Startup Europe, Avrupa Birliği ve Maker Faire’in destekleriyle 23 Ekim – 29 Ekim tarihleri arasında 28 ülkede 450’den fazla etkinlik ve atölyeyle kutlanacak.

Biz de 3Dörtgen olarak bu haftaya özel 4 farklı atölye kurguladık. Atölyelerin tamamı ücretsiz. Dilediğiniz atölyeye katılıp Maker Haftası coşkusunu birlikte yaşamaya ne dersiniz? 🙂 Çok yakında atölyeleri açıklayacağız. #EMWeek16

Ayrıca 27-29 ekim tarihleri arasında Haydarpaşa Garı’nda düzenlenecek olan Maker Faire İstanbul etkinliğinde de orada olacağız. Gelin, tanışalım Çünkü we wanna see you shining.

 

 

Maker Hareketi ve Maker Week Hakkında

Avrupa Maker Haftası (orj. adıyla European Maker Week), Startup Avrupa işbirliğiyle Maker Faire Roma tarafından organize edilen ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen bir girişimdir.

Avrupa Maker Haftası’nın toplum üzerinde yaratacağı iki ana değer olduğunu düşünüyoruz:

a) Eğitimde yaratıcılığı ve yeniliği hızlandırmak amacıyla Avrupa’daki tüm okullarda maker kültürünün önemi hakkında farkındalık yaratmak.

b) Yerel yönetimler, medya ve yerel maker topluluklarının önde gelen isimleri arasında bir bağ kurmak.

Her kesimden insana ulaşmayı başaran Maker Faire, özellikle daha önce hiç maker etkinliği düzenlememiş olan (örn. okullar, öğrenciler vb.) kitlelere ulaşmayı hedefliyor.

Bir Avrupa Maker Haftası Neden Her Zaman İyi Gelir?

Makerların Avrupa ekonomisine ve toplumumuza olumlu katkıda bulunabileceğine inanıyoruz, bu konuda özellikle donanım tabanlı start-up şirketleri ve eğitim ekosistemi öne çıkıyor. Maker olmanın ruhuna uygun bir şekilde, yerel ölçekte çalışan ancak küresel ölçekte oynayan Makerları ve Maker sektörünü geliştirmek istiyoruz. Avrupa’nın herhangi bir köşesinde, güçlerimizi birleştirerek halka açık bir etkinlik düzenleme fikrine her zaman açığız: Avrupa ağından tüm girişimcileri devasa bir çadır altında toplayarak onların parıldamasını sağlayacak türden bir etkinlikten bahsediyoruz. Maker Faire aracılığıyla halkımızın, yatırımcılarımızın ve kurumlarımızın makerlar ile ikili diyaloga geçmelerini sağlayarak, hep birlikte bugün yaşadığımızdan farklı bir geleceği inşa etme yolunda adım atmak istiyoruz.

Bu yoldaki en önemli görevimiz; Avrupa Maker Haftası’nı medya, yerel yönetimler ve makerları bir araya getirmemizi sağlayacak olan bir köprü görevinde kullanmak olacaktır.

Peki Nedir Bu “Maker Hareketi”?

“Maker Hareketi”, do-it-yourself (DIY) ve do-it-with-other (DIWO) metodolojilerini uygulayarak yenilikçi teknolojiler, yenilikçi ürünler ve yine yenilikçi çözümler geliştiren, farklı alt yapılardan gelip sayıları sürekli artmakta olan insanları tanımlamak için kullanılan bir isimdir.

Geçtiğimiz son on yılda, toplumun DIY kültürünü benimsemesiyle, insanların internet üzerinden birbirleriyle yardımlaşarak yenilikçi çözümler yaratmaları sayesinde, Maker Hareketi’ne olan ilgi sürekli olarak büyüdü. Dahası bu süreç içerisinde Arduino, Raspberry Pi, MICROBIT gibi hızla büyüyen başarılı projelerin yanında; insanların bir araya gelip deneyimlerini paylaşabileceği Fablabs ve Makerspace gibi fiziksel mekanlar da hayata geçti. Açık kaynaklı donanım felsefesi de aynı şekilde Maker Hareketi’nin bu günlere gelmesinde oldukça önemli bir rol oynadı.

Avrupa Ne Durumda?

Hayata geçirilen yenilikçi projeler, atölyeler ve tutkulu insanlar tarafından kayda geçen hikayelerin sürekli olarak artması sayesinde, son birkaç sene içerisinde Maker kültürünün Avrupa’ya ciddi anlamda yayıldığını görüyoruz. Avrupa kıtası şu anda; Arduino, Raspberry Pi, MICROBIT ve RepRap gibi en parlak fikirlerin yeşerdiği ve hatta yeryüzünde en fazla Makerspace ve FabLabs oluşumlarına ev sahipliği yapan kıta durumunda. Her sene küçük ve büyük ölçekli olmak üzere 50’nin üzerinde Maker Faire’ın düzenlendiği Avrupa’da bu organizasyonun en büyük kolu olan Maker Faire Roma, 2016 yılında düzenlenen organizasyonunda yüz binlerce katılımcının ilgisini çekmeyi başarmıştır. Avrupa genelinde iş dünyası da Maker kültürüne kayıtsız kalmıyor ve yatırımlarını eksik etmiyor.

http://europeanmakerweek.eu/