Lego Hegemonyası

Lego tuğlaları küçümsemeyin. Çünkü onlar artık sadece oyuncak değil, onlar artık çocuğunuzun geleceği. Artık sadece tuğla değil; bilgisayar, hatta televizyon.

 

1932 yılında bir çocuk için çabalayan babanın ortaya çıkardığı, modüler sistemin ilk prensi; ilerletmenin, geliştirmenin, yaratıcılığın seviye atladığı Lego markası, 3B Yazıcı sektörüyle hala rekabet halinde diyebiliriz.

Bildiğiniz üzere, sadece bir marka ismi olan Lego, sanki marka değil de oyuncak adıymış gibi akıllarımızda kaldı. Ki böyle olmaması mümkün değil sanırım.

1932’de mobilya ustası bir marangozun çocuğu için bir şeyler üretmeye çalışırken oluşturduğu çok basit, birbirine uyum sağlayarak ortaya nesne çıkarma mantığına sahip Lego, ilk üretildiğinde ahşapmış. 

1947’de baba Kristiansen’den yönetimi devralan oğul Kristiansen 50’li yılların sonunda ürünü ahşaptan plastiğe dönüştürdükten sonra dünyaya açılmaya başlamış. Doğduğu günden itibaren müşteri odaklı ve çocuk dostu olan şirket, askeri temalı ürün geliştirmeme konusunda da kararlı bir tutum sergilemeye devam ediyor.

 

 

 

 

Çocukların yaratıcılığını geliştirmek için çıkılan bu yolda, 90’ların sonuna doğru değişen şirket stratejisiyle beraber Lego, çocukların ellerinden yönetmenlerin, oyun tasarımcılarının ve büyük iş adamlarının eline doğru ilerlemeye başladı. 

Bugünlerde, 3B yazıcıların muhteşem gelişimini hepimiz canlı canlı görme şansına sahibiz; yaratıcılığın, do it yourself’in, ev hanımlarının bir şeyler üretme isteğinin tavan yaptığı; para kazanmaya veya sanat yapmaya en yakın olduğu dönemde yaşıyoruz. Ve bundan önce belki bu döneme en yakın dönem Lego dönemi olmuştu.

90’ların sonunda değişen şirket stratejisi demiştik.  1978 yılında küçük insan figürleri de üretmeye başlayan Lego şirketi, 1999 yılında Star Wars figürleri ürettikten sonra sinema sektörüne de adım atmış oldu. Şu an, The Lego Movie adlı Batman, Dumbledore, Superman, Gandalf hatta Abraham Lincoln gibi karakterlerle süslenmiş filme veya direkt DC dünyasına odaklanmış Lego DC Comics Superheroes gibi filmlere de sahip olan şirket “animasyon tarzında sinemacılıkta” söz sahibi konuma geçme yolunda ilerliyor.

 

 

Her ülkede birçok şehirde –Forum İstanbul’da da küçük bir tane var- bulabileceğiniz Legoland adı verilen büyük Lego Parklara sahip olan şirketin en büyük parkı, Lego’nun memleketi Danimarka’da bulunuyor.

Sanata, sinema ile giriş yaptık ama Lego şirketinin içerisinde başrol oynadığı diğer sanatları unutmayalım, özellikle Nathan Sawaya’nın Lego tuğlalar ile yaptığı heykel sanatı, görmeye değer.

Bakalım aşağıdaki resimlerde saklı Lego nesnelerini bulabilecek misiniz?

 

 

 

Siz de biraz sanat yapmak, şehir kurmak istiyorsanız, 3B Tasarım programlarını kullanmayı bilmediğiniz için içinizde ukte kalmışsa, Lego ve Google’ın ortaklaşa yaptığı bu site sayesinde boş zamanlarınızı değerlendirebilir,  yaratıcılığınızı konuşturabilirsiniz. Ki Lego alacak maddi durumunuz yoksa, çocuğunuz için de bu site muhteşem bir fırsat. 

Lego ile yapılmış ve yapılacak birçok film var. Şimdilik size birkaç tane örnek bırakacağım, o dünyaya girdikten sonra yolunuzu kendiniz bulursunuz zaten. Ki belki bir gün, incelemeli oyun önerileri için de bu yazıyı güncelleyebilirim.

Filmlerde yaratıcılık ve mizah üst seviyede. Hem çocuklar için hem de aile için gerçekten kaliteli filmler. Ki çocuklardan sonra bu filmden en çok hoşlanacak kitle mutlaka DC kitlesi olacaktır. Bol bol güldüren bir Batman –Çizgi romana sadık kalınmasını gerektiğini düşünenler biraz kızacaktır- çok şaşırtıcı olacak. Ben çok beğendim.

Ayrıca, Felix Baumgartner’in uzay atlayışı gibi özel anlarında da Lego karakterler ile yeniden canlandırılmış videoları mevcut. Yani YouTube’a Lego yazdığınız an, çocuğunuzun internette zararlı şeyler yapmasını engelleyecek zamanı yararlı hale getirecek kadar malzeme var.

 

 

 

 

 

 

Daha fazla Lego film, Lego dizi vs. için buraya bir göz atabilirsiniz.

 

 

Yazar: Hasan Kesen

 

Kaynak: www.evenmag.com | ilgili içeriğe git 

 




Peugeot’dan 3B Baskı Alanında Satın alma Hamlesi

Arkeoloji, moda gibi sektörlerde rol alan, sağlık sektörüne donanımsal katkısı yüksek olan geleceğin yıldızı 3B yazıcılar artık otomotiv sektöründe de sıkça adından söz ettiriyor.  

Ünlü Fransız otomobil üreticisi Peugeot’nun yeni projesine göre, 2015 Haziran ayında piyasaya çıkan ve beğeni toplayan Blade isimli 3D Printed otomobil üreticisi Divergent 3D adlı şirket, Peugoet’nun bünyesine katılacak.

 

Bu hamle ile birlikte üretim süresinin yarı yarıya azalmasını planlayan ünlü otomotiv şirketinin bu teknoloji ile neler yapacağı kesin değil. Bakalım, ‘tamamen 3B yazıcı ile üretildi’ tarzı bir yaklaşım mı sergileyecekler yoksa çıkardıkları normal modellerde de bazı kısımlarda 3B üretim mi kullanacaklar hep beraber göreceğiz.

 

Yazar: Hasan Kesen

Kaynak: www.log.com | ilgili içeriğe git




3B Yazıcılar ile Ar-Ge Merkezi İnşa Edilecek

Gelişimin merkezi 3D yazıcılar paranın merkezi Dubai’de dans etmeye başlıyor.

Dubai Elektrik ve Su İdaresi, plan aşamasında olan bir proje ile, 3D ve Drone Ar-Ge merkezi kurmak için yine bir 3D Printer kullanacak.

Projenin ne zaman hayata geçeceği henüz belli değil ancak, tamamen 3B baskı olması beklenen büyük laboratuarın Elektronik, Yazılım, Mekanik, ve Prototip gibi bölmeleri de olacak.

 

“Gelecek, hayatımızın tüm yönleriyle 3B yazıcı teknolojisine göre şekillenecek. Yaşadığımız evlerden, kullandığımız sokaklara, sürdüğümüz arabalardan, giydiğimiz kıyafetlere hatta yediğimiz yemeklere kadar.”  

CEO Saeed Mohammed Al Tayer’in bu açıklamasından da yorumlayabileceğimiz üzere, bu konuda kendisinin beklentileri yüksek. Zaten, 3 yıldır şehrin su ve elektrik dağıtımı konusunda Drone çalışmaları da yapılmış.

Gelişimi süren 3D printerların para babalarının eline geçmesi, gelişimini ne kadar hızlandıracak, görelim.

Yazar: Hasan Kesen

Kaynak: www.3ders.org | ilgili içeriğe git 




Elon Musk Mars’ı Kolonileştirme Fikirlerini Açıkladı [27.09.2016]

Elon Musk, dün akşam sularında tüm dünya tarafından büyük bir heyecanla beklenen konuşmasını gerçekleştirdi. Uluslararası Uzay Kongresi’nde gerçekleştirilen konuşmanın konusu “İnsanlığı Gezegenlerarası Bir Irk Yapmak”tı.  Elon Musk, etkinliğin büyük kısmında “Gezegenlerarası Taşıma Sistemi” üzerine konuştu.

 

 

Uzay gemileri ve roketlerden oluşan Gezegenlerarası Taşıma Sistemi’nin (Interplanetary Transport System), 100 insanı aynı anda taşıyabileceği aldığımız bilgiler arasında. Elon Musk, tam olarak 12 metre çap ve 122 metre uzunluğa sahip uzay gemisinin içerisinde sinema salonları, restoranlar vb. etkinlik alanlarının olacağından bahsediyor. 

Kızıl gezegende kendi kendine yetebilen bir medeniyetin yaratılması için hesaplamalara göre 40 ila 100 yıl arası bir zaman gerektiğini söyleyen Musk, Mars üzerinde 1 milyon kişilik bir nüfus yaratmanın uzun süre alabileceğinden bahsetti. Kısacası, ITS’in taşıyabileceği maksimum mürettebat 100 olursa, Mars’ı kolonileştirmek için 10.000 defa yolculuk yapmak gerekecek.

 

 

SpaceX tarafından geliştirilen Big Falcon Rocket adındaki bir roketin bu projede görev alacağı belirtiliyor. Saatte 100.000km üzerindeki hızlara ulaşabilen roket, 55 milyon kilometre uzaktaki gezegene 100 günden kısa bir süre içerisinde ulaşabilecek. Henüz 2012 yıllarında Mars’ı kolonileştirmek üzerine fikirlerini belirten Elon Musk, hedefine kenetlenmiş durumda.

Zengin bireyler Kızıl Gezegene yolculuk yapmak için bilet satın alabilecek potansiyel müşteriler arasında gösteriliyor. Musk, “Mars’a gidiş-dönüş ve gezegene iniş yarım milyon dolara karşılanabilir.” diyerek Mars’a yapılacak bir yolculuğun ortalama $500.000 tutacağını belirtti.

Geçmişte 6 adet roketi başarıyla fırlatıp tekrar indirmeyi başaran SpaceX’in yüzleşmesi gereken sıkıntılar da var. Bunlardan birisi tekrar kullanılabilir roketler. 100 tonluk yük taşıyabilen roketlerden bahsediyoruz… Ayrıca Musk, attığı tweetlerde ITS’in yalnızca Mars için olmadığı müjdesini veriyor. Bu bazı soruları beraberinde getiriyor: Mars yalnızca bir başlangıç mı? Bir sonraki durak neresi olacak? Elon Musk ve ekibi neler planlıyor?

 

İşte karşınızda Gezegenlerarası Taşıma Sistemi’ni özetleyen harika bir video:

 

 

 

Elon Musk’ın tam konuşması:

 

 

 

Yazar: Çağan Kuyucu

 




Speedo 3B Yazıcılardan Faydalanıyor

Yüzücü ekipmanları ile tanınan Speedo, son 5 yıldır çeşitli ekipmanlarını üretirken 3B yazıcılardan faydalandığını açıkladı. Nottingham’daki Ar-Ge merkezinde triple-jetting tipi yazıcılarla iterasyon yaparak üretim süresinde kayda değer bir tasarruf sağlayan Speedo, teknolojiye çabuk adapte olan yüzücü-giyim şirketlerinden birisi.

Tüm bu işlerin arkasındaki “Aqualab” laboratuarı, spor bilimleri dünyasında iyi bir saygınlığa sahip. Laboratuarda 3B yazıcılardan 3B tarayıcılara kadar gerekli tüm teknolojik ekipmanlar bulunuyor.

 

 

Yalnız Speedo’yu bu günlere getiren tek gecelik bir başarıdan söz edilemez. 2010 yılında Speedo, 3D Printing alanında ciddi yatırımlarda bulunmuş. Tasarım Yöneticisi Chris Donson o günleri kendi sözleriyle şöyle açıklıyor:

“Satın alma gerçekleşip nihai kararlar verildiğinde tüm takım bazı test ve eğitimlere tabi tutuldu” ve ekliyor, “Stratasys’den gelen yetkililer 3B yazıcılarda bakım-tamir, 3B modelleme ve dilimleme programının kullanılması konusunda bizlere bir eğitim verdiler.”

Speedo’nun popüler yüzücü gözlüklerinin üretiminde ise silikon ve termoplastik kauçuklar kullanıyor. Objet Connex modelli yazıcı, bu kauçuk ve termoplastik kısımların üretimini üstleniyor diyebiliriz.

 

 

Speedo, 3B yazıcıları üretim sürecine bir kere dahil ettiğinizde, artık onların tüm üretim sürecinin kalbine yerleştiğini söylüyor. Hatta gözlüklerin su geçirmezliğini, yüze uyumunu ve rahatlığını bile ilk önce 3B yazıcıda ürettikleri prototiplerle test ediyorlarmış.

Bugün profesyonel yüzücülerin kullandığı Speedo gözlüklerin perde arkasında sadece deneyimli çalışanlar değil, ancak 3B yazıcılar da bulunuyor.

 

Yazar: Çağan Kuyucu

Kaynak: 3ders.com | ilgili içeriğe git




Snapchat İlk Donanım Ürününü Piyasaya Sürüyor

Snapchat’in ilk donanım bazlı ürünü olma özelliğini taşıyan “Spectacles” gözlükleri bu sonbaharda çıkışını gerçekleştiriyor. WSJ’nin haberine göre $129.99’dan satışa sunulması beklenen gözlükler, 3 farklı renk seçeneği ile gelecek.

Snapchat CEO’su Evan Spiegel, gözlüklerin asıl amacının kullanıcıların telefondan gerçekleştirdikleri geleneksel video deneyimlerine yeni bir soluk getirme isteği olduğunu söylüyor.  

 

Snapchat CEO Evan Spiegel Spectacles Gözlüklerinden Birini Takarken

 

 10 saniyelik video kaydı yapabilen gözlüklerin kullanımı oldukça basit. Kayda başlamak için gözlüğün yan tarafında bulunan düğmeye basıyorsunuz. Ardından kaydedilen video telefonunuza senkronize ediliyor.

Gözlüğün temel fonksiyonları şunları içeriyor: Geniş açıyla video kaydetme, 10 saniyelik kayıt yapabilme, fotoğraf çekebilme ve paylaşabilme, fotoğraf ve videoların telefon ile senkronizasyonu.

 

Sınırlı dağıtım ile satılacak olan Spectacles’lara ait ilk video karşınızda…

 

 

Yazar: Çağan Kuyucu

Kaynak: techcrunch.com | ilgili içeriğe git




Nissan’dan Dünyanın En Büyük 3Doodler Çalışması

Nissan, geçtiğimiz günlerde yeni Nissan Qashqai Black Edition modelinin çıkışını kutlamak amacıyla görsel bir şölene imza attı. Dünyanın en büyük 3Doodler çalışması olarak nitelendirebileceğimiz bu maket, 4,4m boya ve 1.6m uzunluğa sahip.

 

 

Maket bittiğinde tam olarak 13.8km filament kullanıldığını belirten takım, yalnızca kendilerine sağlanan 3Doodler kalemlerini kullanarak bu projeyi tamamladı.  Hatta Nissan bu konudan espriyle şu şekilde bahsetti, “Nissan, Birleşik Krallıkta bulunan Sunderland üssünde saat başı 58 adet araç üretirken, bu modeli üretmesi tam 800 işçi-saati, yani 3 hafta aldı.”

 

 

Koji Nagano, Nissan Av. Genel Müd. Yard. “Nissan olarak, tasarımların yenilikçi teknolojilerle açıklandığı girişimlere destek çıkıyoruz.” diye ekledi.

Aynı zamanda 3Dortpen 2 3D Kalem ismiyle edukkan.3dortgen.com üzerinden satın alabileceğiniz bu kalamler, hayal gücünüzü 3 boyutlu dünyaya aktarırken üzerinizden günün stresini atmanızı sağlayacak.

 

 

Yazar: Çağan Kuyucu

Kaynak: Nissan  




ColorFabb’den Yeni Bir Filament: SteelFill

3D yazıcılarda kullanılan eritilmiş, dondurulmuş ve tekrar erimek üzere makara haline getirilmiş; yazıcıların eriterek, en alt katmandan başlayarak sıvı halde dışarı bıraktığı anda donan ve şekil alan filamentler, şu an 3 boyutlu baskının en gözde trendleri.

 

Şu an piyasada PLA, ABS, PVA, ahşap, bronz, bakır, bambu, naylon vb. hammaddelerin – bronz-bakır gibi metaller %100 değil, renk ve hissiyat verecek kadar- bulunduğunu göz önüne alırsak; bu yelpazenin ilerleyen günlerde de genişleyeceğini görebiliriz.

 

İşte sürpriz sonlu tanıtım videosu:

 

Geçenlerde haberlerini yaptığımız; 5 farklı renkle baskı yapabilen yazıcı, örgü örebilen yazıcı gibi gelişmelerden sonra, bugünlerde ColorFabb adlı marka haziran ayında duyurduğu yeni metal filamenti steelFill’i satışa çıkardı.  Aynı firma 2014 yılında çıkardığı bronzeFill ve copperFill ile  2015 yılında adından söz ettiren brassFill’i çıkararak 3 adet katkılı filamenti 3D Printer sahiplerine sunmuştu.

ColorFabb, çıkardığı filamenti aşağıdaki yazıcılar ile denemiş ve başarı yakalamış.

  • Ultimaker Original
  • Ultimaker Original Dual Extrusion
  • Ultimaker 2
  • Makerbot Replicator 2s
  • Delta Tower (E3D hot-end)
  • Felix 20
  • Leapfrog Creator
  • Beethefirst
  • Mass Portal Pharaoh ED
  • Prusa i3 HEPHESTOS

Yazıcınızın filament ile uyum sağlayıp sağlayamayacağını merak ediyorsanız support@colorfabb.com adresine mail atıp sizin için denemelerini rica edebiliyorsunuz.

 

Kaynak: 3ders.com | ilgili içeriğe git

Yazar: Hasan Hüseyin Kesen




Kapalı Kitapları Okuyabilen Kamera

MIT ve Georgia Tech araştırmacıları, özel bir kamera sayesinde kapağı kapalı kitapların içerisinde yazan kelimeleri tespit edebilen bir buluşa imza attı. Kamera, müzeler ve benzeri ortamlardaki tarihi ve eşsiz kitapların kapaklarını açmaksızın içerisindeki bilgileri elde etmekte faydalı olabilir.

Nature Communication tarafından yayınlanan yazıda, bu özel kameranın kapalı kitaplardaki kelimeleri okumak için kızılötesi (infrared) ve mikrodalga spektrumları arasında bulunan terahertz ışınımlarından faydalandığı belirtiliyor.

 

 

Işınımlar kapalı kitabın sayfaları arasından geçtiğinde bir titreşime neden olarak belirli bir frekansta cihaza geri yansıyor. Kamera farklı kimyasallarla karşılaştığında farklı tepkiler veriyor. Sonuç olarak oldukça karmaşık algoritmalar kullanan kamera, bu ışınımları ölçüp yorumlayarak bunları kelimelere dönüştürüyor.  

Araştırma ekibi, MIT’den Barmak Heshmat, Ramesh Raskar, and Albert Redo Sanchez ve Georgia Tech’ten Justin Romberg and Alireza Aghasi’nin katılımlarıyla oluşmuş.

Kamera şu an için kitabın ilk 20 sayfasındaki farklılıkları bulabiliyor ve bu 20 sayfanın ilk 9’undaki kelimeleri tespit edebiliyor. Bir ilki başaran ekip, kamerayı daha da geliştirerek kitabın kapağını bile açmadan tüm sayfaları tespit edebilmeyi umuyor…

 

Yazar: Çağan Kuyucu

Kaynak: businessinsider.com | ilgili içeriğe git