Dünya Güzellikleri NY Meydanında Toplanıyor

Müze, maket sergileri gibi konulara pek ilgili değilim ancak New York Times meydanında açılacak olan bu ‘Güliver’in Kapısı’ (Gulliver’s Gate) adlı sergi oldukça ilgi çekici duruyor.

Aslında pek de söylenecek bir şey yok. 9 Mayıs’ta New York Times Square’de açılacak olan minyatür sergisi, içerisinde gezebileceğiniz, hem eserler tarafından hem de yetkililer tarafından soru sormaya teşvik edileceğiniz bir sergi olacak.

 
Eyfel kulesi, Londra sokakları, İspanya kıyıları, Panama kanalı gibi birçok farklı ülkenin güzelliklerinin bir araya geldiği sergide 3B yazıcı ile basılmış ve geleneksel yöntemlerle üretilmiş nesneler olacak. Ayrıca sürekli çalışan uçaklar ve trenler ilginizi dinç tutacaktır.

Bir futbol sahası büyüklüğünde olan sergi çocuklar için 27 dolar yetişkinler için ise 36 dolar değerinde ancak şu an test aşamasında olduğu için 25 dolara gezebilmeniz mümkün. Ayrıca gezi sırasında kendinizi 3B taratmanız(128 Cannon DSLR kameralar ile) ve 3B yazıcıda alınmış baskınızı serginin içine bırakmanız da mümkün, bu ayrıcalığı ise 44 dolar ödeyerek edinebiliyorsunuz.

 

Kaynak: 3ders.org | İlgili içeriğe git 

 

Yazar: Hasan Hüseyin Kesen




3D Hubs’tan Öğrenciler İçin 3B Baskı Yarışması

Dünyanın en büyük 3B yazıcı ağı 3D Hubs, üç yetenekli öğrenciye 500 dolar veriyor.

Mühendislik(Engineering), Ürün tasarımı(Product Design) ve Mimari(Architecture) alanlarda en iyi 3 boyutlu baskı projesine sahip üç öğrenci (Her bir alanın birincisi) 500 dolarlık büyük ödülü kazanırken 3D Hubs kurucusunun LinkedIn üzerinden referansı ve projenin profesyonel fotoğraf çekimi gibi ekstralara da sahip oluyor.

 

Yarışma ödülünün vergilendirilmesi her ülkenin kendi kanunları üzerinden yapılacak. Yani Türkiye’den kazanan kişi ödülün yaklaşık %10’luk kısmını vergi olarak ödemek durumunda kalacak. Bu da, mevcut kurla, yaklaşık 1700 liralık bir ödül anlamına geliyor.

Başvuru için son tarih 30 Haziran.

Yarışma sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Öğrenciysen ve aklında gerçeken inandığın kreatif bir düşünce varsa ama bir miktar yardıma ihtiyaç duyuyorsan, 3Dörtgen’in buralarda olduğunu sakın unutma

 

 




Tesla 53 bin Aracını Geri Çağırdı

Otomotiv sektörünün yeni kural koyucusu Tesla, 2016 yılının şubat ayı ve ekim ayı arasında satılan 53 bin adet Model S ve Model X aracını güvenlik amacıyla geri çağırdı.

Tesla, çağırdığı araç sayısının sadece %5’inde bir sorun olduğunu veya olabileceğini düşünse de, park freni konusunda aldığı birkaç küçük şikayet sonucunda, Brembo marka fren sistemi kullandıkları tüm araçlarını bakım yapmak amacıyla geri topluyor. Geri dönen araçların bakımının yapılması ve yeni fren sistemlerinin takılmasının yaklaşık 45 dakika sürmesi bekleniyor.

Bu konuyu benimseyebilmeniz ve Tesla hakkındaki görüşlerinizin daha da derine inmesi için, Ashlee Vance’ın Elon Musk’ın hayatını ele aldığı kitabından, okuması son derece keyifli bir alıntı bırakıyorum.

Tesla’nın sektörde yaptığı devrim ve araba satma + bakım politikasının saflığı konusunda daha fazla fikriniz olacaktır.

Yazar: Hasan Hüseyin Kesen

Kaynak: shiftdelete.com | İlgili içeriğe git 

_______________________________________________________________________________

Musk’ın otomobili bir yaşam stili olarak kabullenmesini Tesla’nın otomobillerinin modelleri için yılları telaffuz etmeyi bırakmasından anlayabilirsiniz. Tesla otomobilleri 2014 ya da 2015 olarak ayırmamaktadır ve ayrıca “Stoktaki tüm 2014’ler gitmeli, gitmeli, gitmeli ki yeni otomobiller için yer açılsın” gibi bir satış yöntemini de uygulamamaktadır. Tesla, anlık olarak üretebildiği en iyi Model S’i üretmektedir ve müşterinin eline geçen de budur.  Bu da Tesla’nın sadece bir yıl ile sınırlı özellikle modeller geliştirmemesine ve o yılsonunda tüm yeni özellikleri yeni bir modele sunmaması anlamına gelmektedir.  Yeni özellikleri hazır olduğunda bunları birer birer üretim hattındaki otomobillere eklemektedir. Bazı müşteriler ara sıra bir özelliği kaçırdığı için üzülmektedir. Ancak Tesla lyazılım güncellemesi gibi gelişmeleri herkese ulaştırmaktadır ve Model S sahiplerini hoş sürprizlerle memnun etmektedir.

Bir Model S sahibi için tamamen elektrikli olan bu yaşam stili, daha az sorunlu bir varoluş demektir. Benzin istasyonuna gitmek yerine geceleri otomobilinizi akıllı telefonlarınızdan alışık olduğunuz bir ritüelle sarja takarsınız. Otomobil ya derhâl sarj olmaya başlar ya da otomobilin sahibi Model S’in programına girerek en ucuz elektrik tarifesinin olduğu gecenin ilerleyen saatlerinde sarj olacak şekilde ayarlama yapabilir. Tesla sahipleri sadece benzin istasyonlarından uzak durmazlar; genellikle tamircisine de uğramazlar. Geleneksel bir otomobil tüm sürtünme, yıpranma ve hareket eden binlerce parça tarafından ortaya çıkan aşınma ile baş etmek için motor ve şanzıman yağı değişimine ihtiyaç duyarlar. Daha basit olan elektrikli otomobil bu tarz bakımlardan kurtulmuştur. Hem Roadster hem de Model S, frenlerin ömrünü uzatan rejeneratif fren teknolojisinden istifade etmektedir. Dur kalk durumlarında Tesla fren balatalarını ve bunları kilitlemek için sürtünmeyi kullanmak yerine motoru yazılım aracılığıyla ters yönde döndürerek fren yapar. Tesla motoru bu süreçte elektrik üretir ve bunu tekrar akülere yönlendirir ve elektrikli otomobiller de bu yüzden şehir içinde daha uzun bir menzile sahiptir. Tesla hâlen Model S sahiplerinin senede bir kez kontrol için otomobillerini bakıma getirmelerini önermektedir ancak bu genellikle otomobile bir göz atmak ve erken yıpranma olup olmadığını kontrol etmek içindir.

Tesla’nın bakıma yaklaşımı da geleneksel otomotiv endüstrisinden farklıdır. Birçok otomobil satıcısı kârlarının çoğunu otomobil servis hizmetlerinden yapmaktadır. Araçlara, insanların servis merkezlerine seneler boyunca yılda birkaç kez uğramaları için üretilmiş bir hizmet muamalesi yapmaktadırlar. İşte bu, otomobil satıcılarının Tesla’nın otomobillerini doğrudan müşterilere satmasını engellemek için savaşmalarının nedenidir. Javidan, “nihai hedef, otomobilinizi satın aldıktan sonra onu hiç geri getirmek zorunda olmamanızdır” demişti. Otomobil yetkili servisleri diğer tamircilerden daha pahalıdır ancak insanlara otomobillerinin ehil ellerde olduğuna dair rahatlık hissi verir. [Sayfa: 348-349]


[Sayfa: 350]

Tesla kârını otomobilin ilk satışından ve daha sonraki bazı opsiyonel yazılım hizmetlerinden yapmaktadır. Silikon Vadisinden bir yazılım sihirbazı ve girişimci olan Konstantin Othmer bu konuda şöyle demişti: “ Ben Model S’in onuncusunu almıştım. Muhteşem bir otomobildi ancak forumlarda okuduğunuz hemen her sorun bunda da vardı. Tüm buınları onaracakları ve otomobilin fazladan kilometre yapmaması için çekici ile götürdüler. Daha sonra bir yıllık servis hizmeti aldım ve her şeyi elden geçirdiler ve otomobil eskisinden bile güzel olmuştu. Servis merkezinde otomobili kurdelerle süslemişlerdi. Çok güzeldi.”

Tesla’nın iş modeli; sadece otomobil üreticileri ve satıcıları için yeni bir iş yapma yolu önermez. Daha çok, elektrikli otomobillerin arabalar konusunda nasıl yeni bir düşünce şekli sunabileceği ile ilgilidir. Tüm otomobil şirketleri yakında Tesla’yı takip edecek ve otomobilleri için uzaktan kablosuz güncellemeler sunacaktır. Ancak diğer şirketlerin bu güncellemelerinin pratikliği ve alanı sınırlı olacaktır. Javidan bu hususla ilgili şunları ifade etmiştir: “Kablosuz bir şekilde uzaktan bir bujiyi ya da triger kayışını değiştiremezsiniz. Benzinli bir otomobil ile eninde sonunda kaputun içine bakmak zorunda kalırsınız ve bu da sizi dükkana geri götürür.  Mercedes’in size ‘otomobilinizi getirmenize gerek yok’ demesi için bir nedeni yoktur çünkü bu doğru değildir. Tesla’nın ayrıca tüm araçtaki yazılımı da dâhil olmak üzere otomobilinin bileşenlerinin büyük kısmını kendisinin tasarlamış olma avantajı vardır. Javidan “Eğer Daimler bir göstergenin görünümünü değiştirmek isterse dünyanın diğer ucundaki bir tedarikçi ile irtibata geçmesi ve bir onayı beklemesi gerekmektedir. Konsoldaki P harfinin görünümünü değiştirmeleri bir yıl sürer. Tesla’da eğer Elon, Paskalya bayramı için tüm göstergelerde bir tavşan resmi isterse bunun birkaç saate gerçekleşmesini sağlayabilir.” demişti. 

 

Kitap: Elon Musk
Yayınevi: Buzdağı
Yazar: Ashlee Vance
Çevirmen: Ali Atav




Yeni Yöntemle VR’da Gerçeklik Algısı Boyut Atlıyor

Sanal gerçeklik teknolojisinin sadece gözümüz ile kontrolcü arasında olmaması gerektiğini düşünüyorsanız, geliştirilen yeni yöntem tam da size göre.

Elektriksel uyarım yöntemiyle kaslarınızı uyararak gerçekliğin içinde gerçeklik yaşamanızı sağlayan bu yeni yöntem, düşündüğümüzden de kısa bir süre içerisinde VR teknolojisinde kendine yer bulabilir.

 

 

Hasso-Plattner-Institut‘den bir grup bilim insanının geliştirmiş olduğu teknoloji, kasların elektrik ile uyarılmasına dayanıyor. Haptics for VR Walls isimli teknoloji, kişi ağırlık kaldırmaya çalıştığında gerekli bölgelere elektrik şoku vererek, kişiye gerçek bir eylemde bulunuyormuş hissiyatı veriyor.

 

 

Sırtında VR sistemi taşıyan kullanıcı, vücuduna bağlı birtakım sensörlerle oyunu oynamaya başlıyor. Ardından vücuduna verilen elektrik şokları sayesinde kendini fiziksel olarak oyunun atmosferinde hissediyor.

Uygulama alanlarının genişlemesiyle büyük bir etki yaratabilecek olan bu teknoloji, aslında pek de yeni değil. Daha önceleri, benzer bir tekniği kullanarak bir insanın başka bir insanın bedenini kontrol edebilmesi mümkün olmuştu. Heyecan verici bu gelişmenin ticari hale gelmesi için sabırsızlıkla bekliyoruz.

 

 

Yazar: Çağan Kuyucu

Kaynak: donanimhaber.com | ilgili içeriğe git




Uçan Arabalar Nihayet Geliyor

Bu yıl 20 Nisan’da Monaco’da düzenlenecek olan Marques araba fuarında, bir ticari uçan arabanın tanıtılması bekleniyor. Ticari olarak piyasaya sürülen ilk melez araç olmasıyla bir ilki başaracak olan bu araç, önde 2 kişilik bir koltuğa ve tabii ki uçabilme özelliğine sahip.

Araç, bir arabanın ve uçağın özelliklerini bir arada barındırıyor. Öyle ki, havada ve karada kusursuzca gidebilecek şekilde tasarlandı.

 

Fotoğraf: Aeromobil.com

 

Orta mesafeleri kat etmek amacıyla tasarlanan araç, kişisel ulaşımı değiştirmek için geliyor. Tam 30 yıl önce Slovak şirket tarafından geliştirilmeye başlanan bu konsept araç, başlıkta da belirttiğimiz gibi nihayet bugün kendine yer bulmaya başlıyor.

Aracı kullanmak için hem bir pilot, hem de bir şoför olmanız gerekiyor. Halihazırda şoför olabilirsiniz ancak, bir pilot ehliyeti almanın size nelere mal olacağını tahmin etmek baş döndürücü olabilir. Şirket ulaşımı kişisel hale getirme hedefinde olmasına rağmen, bunun çok daha zorlu bir süreci kapsayacağını düşünüyoruz. Ancak her şekilde, bu yeniliğin hayatımıza gireceği gerçeğini es geçmemek lazım.  

 

Yazar: Çağan Kuyucu

Kaynak: futurism.com | ilgili içeriğe git

 




Soyup Yenilebilen Su: Ooho

Dünyadaki enerjilerimizin tükenmeye yakın olduğuna dair teoriler, filmler ve söylemlere sık sık rast gelir olduk. Dünyanın nüfus artış ivmesinin çok yüksek olmasının yanında bir de kaynaklarımızı çok hoyratça harcamamız, israfın çok yüksek seviyede olması durumu var. Bu konularda endişelenen ve uğraşan Elon Musk gibi insanlar da var ama bırakıp başka gezegene gitmeyi değil de burayı kurtarmayı düşünenlere bakalım biraz.

Londra merkezli SkippingRocksLab, Ooho isimli su baloncukları ile market suyu piyasasını pet şişelerden arındırmak için CrowdCube üzerinden fon topluyor(Çoktan 2 katını topladı bile). Yılda 1 milyar pet şişenin okyanuslara karıştığını ve 300 milyon kilogram karbondioksitin salındığını belirten SkippingRocksLab, yenilebilir su baloncukları ile hem daha ekonomik hem de daha doğa dostu bir su vaat ediyor.

 

Evet, yenilebilir. Ooho isimli baloncuk, üzerindeki ince tabakayı bir meyve soyar gibi(kolayca) soyduktan sonra hala aynı şekilde kalıyor ve ağzınıza atarak suyu yiyebiliyorsunuz. Hatta geliştiriciler, ilerde farklı sıvılar için de bu yöntemi kullanacaklarını söylüyor. Yani yanımızda Ice Tea Şeftali topu taşıma ihtimalimiz yüksek.

Ooho %100 bitki ve yosundan üretilmesi sebebiyle tamamen ‘yeşil’ ve ucuz. SkippingRocksLab, tabak, bardak vb. ürünleriyle marketin lideri olmayı vizyon edinmiş.

SkippingRocksLab, Avrupa Birliği İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü tarafından kurulmuş; tasarım, çevre, deniz gibi alanlarda ödül almış bir girişim programı.

Kaynak: Webrazzi | İlgili içeriğe git

 

 

 




‘Eller Serbest’ Şemsiye: Nubrella

Yağmurlu günleri seven ancak kafasının ıslanmasını sevmeyen, yağmur içerikli fotoğraflar çekmekten hoşlanan insanlar için şemsiye tutma yükünü ortadan kaldıracak bir ürün: Nubrella

80 dolar fiyatıyla piyasaya sunulan Nubrella, bir sırt çantası gibi giyebileceğiniz ve tek hareketle aktif edebileceğiniz bir şemsiye. Yağmur yağarken tek elinizi şemsiye tutmak zorunda bırakmayacak olan Nubrella rahatlık ve yağmurdan korunmayı vaat ediyor. Ayrıca isterseniz Nubrella etiketli sırt çantasını da alarak aynı kit üzerinde kullanabiliyorsunuz.

Ürün ne kadar ilgi çekici olsa da, evden çıkarken yağmur yağmıyorsa yanımıza alabileceğimiz bir şemsiye gibi durmuyor. Zaten küçük şemsiyeyi kapalı halinde taşımak bile zor gelirken böyle kocaman bir kiti sırtımızda taşımayız diye düşünüyorum. Ancak yağmurlu havalarda dışarı çıkıp yürürken mesajlaşmayı seviyorum, müzik dinleyim ama saçım ıslanmasın veya fotoğraf makinem ıslanmadan güzel kareler yakalayabileyim diyenler için oldukça iyi bir ürün olmuş.

Ürünün sitesinde, sadece şemsiye kiti 60$, sadece çanta 40$ iken ikili pakete 80 dolara sahip olabiliyorsunuz.

Sonuç olarak; günlük şehir hayatı için değil ancak kırsal yaşam veya hafta sonu hayatı için çok yararlı bir girişim diyebilirim.

Kaynak: Log.com.tr |İlgili içeriğe git 

Yazar: Hasan Hüseyin Kesen 




Autodraw ile Çizgileriniz Artık Daha Profesyonel

Google, “Herkes için çizim” sloganıyla duyurduğu yeni projesinde yapay zeka ve paint’i birleştirdi.

Autodraw.com üzerinden, herhangi bir indirme gerçekleştirmeden tabletinizden, telefonunuzdan veya bilgisayarınızdan erişebileceğiniz otomatik çizim platformu, kötü bir çember çizmeniz ve üzerine 1-2 meridyen eklemenizle beraber eş zamanlı olarak basketbol topu/beyzbol topu/futbol topu gibi profesyonel çizim örneklerini önünüze getiriyor.

 

Yapmanız gereken tek şey, autodraw.com’a girmek ve “Start Drawing” butonuna tıkladıktan sonra sol taraftaki tool panelinden (araç paneli) Autodraw öğresini seçmek. Bu noktadan sonra iki çember çizip arasına bir düz çizgi çizdiğinizde önünüze bisiklet ve gözlük örnekleri gelecektir.

 

Bunun bir yapay zeka teknolojisi olduğunu ve gelişeceğini unutmamak gerek. Yani bu yapay zekanın makine öğrenimi sayesinde öğreneceği şeyler ve oluşturmaya ön ayak olacağı kütüphane, bir arama motoru olarak(bir bisiklet parçasının ismini hatırlamadığımızda, amatörce çizerek tarif edebilme ve Google’de arayabilme gibi) bile kullanılacaktır. Aynı algoritmanın Paint3D veya Google’nin başka servislerine de gelmesini bekliyorum. Eğer 3B tasarım alanında da bu tarz bir gelişme yaşanırsa(Ki, 3. boyuttta bunu sağlamak çok çok daha zor olacaktır) 3B yazıcıların evimize girmesi de bir o kadar hızlanır. 

İyi eğlenceler

Yazar: Hasan Hüseyin Kesen

Kaynak: Webrazzi | İlgili içeriğe git    




Burger King’den İlginç Reklam

Siteye girdiğimiz her teknoloji haberinde “ileride şöyle bir pazarlama stratejisine ev sahipliği yapabilir” tarzı öngörülerde bulunuyoruz. Burger King, bu ön görülerimiz içerisinde bulunan bazı detayların realitesini görmemizi sağladığı, geleceğin reklam stratejilerine ön ayak olacak bir manipülasyonda bulunarak Amerika’yı salladı.

Google’ın Home’unu, Amazon’un Alexa’sını, Apple’ın  Siri’sini hepimiz duymuşuzdur. Bu kişisel asistanlar hayatımızı yavaş yavaş yönetmeye başlamışken VR(Virtual Reality – Sanal Gerçeklik) ve AR (Augemented Reality – Artırılmış Gerçeklik) gibi teknolojilerle reklam sektörünün kabuk değiştirebileceğinden daha önce de çok bahsetmiştim. Burger King, Google’un Home aygıtını manipüle ederek 15 saniyelik bir reklama Whopper isimli burgerinin tüm tanıtımını sığdırdı.

Televizyona 15 saniyelik reklam veren Burger King, reklamında “Size Whopper’ın içerisindeki tüm taze malzemeleri anlatırdım ama 15 saniyeye sığmaz.” dedikten sonra “Tamam Google, Whopper Burger nedir?” diyen bir Burger King çalışanı koydu ve tüm Amerika’yı saracak bir reklam zincirlemesini başlattı.
 

Bu reklam yayınlandıktan sonra evinde Google Home olan herkes, Whopper’ın Vikipedi’deki detaylı açıklamasını dinlemek zorunda kaldı. Bu arada Whopper’ın Wikipedia’daki içeriği de reklamdan hemen önce değiştirilmiş. Sonrasında Google, birkaç saat içinde Home cihazlarının reklama inanıp aktive olmasını engellemiş ancak Burger King, bazı TV programlarında verdiği reklamın farklı versiyonlarıyla bir kez daha Home’u aktive etmiş.

Google’ın cihazını manipüle ederek, 15 saniyelik reklam süresini ücretsiz olarak uzatan veya Vikipedi içeriğini değiştiren Burger King’in ne kadar etik hareket ettiği tartışılır ama çok verimli bir reklam stratejisi olduğu aşikâr. İlerde bu tarz reklamları daha sık göreceğiz gibi duruyor. Dronelar, VR gözlükler, AR dünyası , otomasyon tırlar falan derken bu tarz bir reklam stratejisinin ne tarz şeylere sebep olacağı ise düşündürücü.

Haberin detayını ve konu hakkındaki farklı teorileri buradan okuyabilirsiniz. 

Bu arada, bu tarz yeni teknolojilerin, hatta robotların hukukunun konu edileceği Gelecek Burada etkinliği Yıkıcı Teknolojiler Hukuku‘na davetlisiniz. Bekleriz. 

Yazar: Hasan Hüseyin Kesen